Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Agidolog

04 Kas

Zaman Akıp Gidiyor=DD

11 Eki

İstikbal =DDDD

Pek saf bir karı koca çocukları olmadığı

için hocaya gitmişler.Hoca büyü için

hanımla ilişki kurmam gerek demiş.

Hafifçe ilişkide çocuk memur olur,

biraz ilerletirsem mühendis olur, tam

ilişkide doktor olur,demiş. Çok şaşıran

ama çaresiz kalan karı koca düşünmüs

taşınmış, çocuğumuz olsunda memur olsa da

olur demişler.

Hoca kadını içeri almış.Soyunmasını

söylemiş.

Hoca kadının çok güzel olduğunu görünce

kendini kaptırmış.Kadın hocanın tam

ilişkiye geçmeye çalıştığını görünce

telaşla "aman hoca efendi biz memur

istiyorduk" demiş.Kendinden geçen

hoca gürlemiş:"Çocuğun istikbaliyle

oynama be kadın!":D:D:D

11 Eki

Çıplaklar Kampı=))))

Temel annesi ve babası seyahate gider.

Fakat otelde boş yer yoktur. Otelci

onlara ilerde bulunan çıplaklar kampını

tavsiye eder. Başka çareleri olmayınca

oraya giderler. Birazdan Temel koşa koşa

gelir ve annesine sorar:

- Anne neden bazı kadınların goğüsleri

büyük bazılarının küçüktür?

- Oğlum büyük göğüslüler aptaldır, küçük

göğüslüler akıllıdır ondan.

Temel gider ve birazdan koşarak gelir:

- Anne neden bazı erkeklerin organı

büyük bazıların küçüktür?

- Oğlum organı büyük olanlar akıllıdır,

küçük olanlar aptaldır.

Temel biraz düşünür ve annesine cevap verir:

- Biraz önce babamı aptal bir kadınla

oynarken gördüm ve git gide akıllanıyordu.:D:D:D

11 Eki

Karıştırmaya Devam Et=DDD

Nihayet Mars’a insanlı ilk uzay uçusu

gerçekleşir ve uzay aracı gezegenin yüzeyine

yumuşak iniş yapar. Görevli astronot dışarı

çıkar ve atmosfer yapısını kontrol eder.

Aa, Mars’ta da soluk almaya elverişli bir

atmosfer vardır. Uzay elbisesini ve başlığını

çıkarır.. Ormanlarla çevrili yemyeşil bir

vadidir burası…

Bir müddet yürüdükten sonra, çayırın ortasında

beyaz çitlerle çevrilmiş çok şirin bir ev

görür. Ön kapıya yönelir ve kapının açık

olduğunu farkedince içeri süzülür. Kulak

kabartınca, mutfak tarafından sesler

geldiğini farkeder, seslerin geldiği

tarafa doğru ilerler. Şu ise bak!

Astronotun daha önce hiç görmediği

güzellikte sarışın bir kadın ocağın

başında durmuş elindeki kepçeyle bir kazanı

karıştırmaktadır. Kadın kepçeyle karıştırdıkca

kazandan fokurtular ve buharlar yükselmektedir.

Durumu bir müddet seyreden astronot nihayet

konuşsmaya başlar:

- "Merhaba Marslı… Ben dünyadan geliyorum..

Sen ne yapıyorsun burada böyle?" Kadın

ona doğru döner ve gülümser:

- "Merhaba dünyalı.. Mars’a hoşgeldin..

Gördüğün gibi ben burada bebek yapıyorum.."

- "Ne? bebek mi yapıyorsun ? Nasıl yani?"

- "Bak gör.." der kadın ve kazanı karıştırmaya

devam eder… Nihayet fokurtular iyice yükselince

kadın kepçeyi kazana son bir kez daldırır ve

kazanın içinden bir bebek çıkarır..

Anlaşılan Marslılar bu şekilde bebek

yapmaktadırlar.

- "Çok şaşırtıcı..ama biz dünyada bebekleri

böyle yapmayız…. " der astronot.

Kadın - "Oyle mi?" Peki dunyada bebekler

nasıl yapılıyor?" diye sorunca astranotun

gözleri parlar:

- "Gel yatak odasına gidelim ,sana dünyada

nasıl yapıldığını göstereyim.. "Yarım saatlik

müthiş bir deneyimden sonra astranot arkasına

yaslanıp sigarasını yakinca Marslı kadın

şaşkın bakışlarla sorar:

- "Eee, hani bebek nerde?"

- "Ohooo.. bebeğin gelmesi dokuz ay alır…."

der astronot…

- "Eee, kaşığı niye çıkardın o zaman?

Karıştırmaya devam etsene.."

11 Eki

5 Dolar

New York`tan Los Angeles’a giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak, hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:

- Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.

Ve ilk soruyu soruyor:

- Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?

Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.

Soru sorma sırası sarışına gelmiş:

- Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla asağı inen şey nedir?

Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış… Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:

- Cevap ne?

Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.

11 Eki

Süper Anne =D

Artık devir değişti ve değişen devir annelerimizide değiştirmeye başladıAlttaki resimde ne dediğimi anlıyacaksınız…

14 Eyl

Çişini yaptın mı?

Adamcağız her gece yatağını ıslatır hale gelmiş.

Yatmadan önce her türlü önlemi alıp çişini de yapıyor,

ama gece yine yatağını ıslatıyormuş.Sonunda canına

tak etmiş ve soluğu psikologda almış.

Doktor hastasını önce telkin ederek uzanıp rahat

etmesini sağlamış ve terapisine başlamış;

- Eveeet… şimdi anlatın bakalım.Her gece

yatağınızı nasıl ıslatıyorsunuz?

- Valla doktorcuğum, yatmadan önce çişimi

yapıyorum ve yatağa yatıp uyuyorum.

- Ee? gayet güzel devam edin.

- Uyuduktan bir süre sonra rüya görmeye başlıyorum.

- Peki nasıl bir rüya görüyorsunuz?

- Rüyamda yeşil, küçücük bir adam geliyor ve

bana ;"-Çişini yaptın mı?"diye soruyor.

Ben de; "-Hayır yapmadım." deyince ;"-Hadi bakalım,

öyleyse şimdi yap!" diyor, ben de yapıyorum.

- Hımmm… Tamam anlaşıldı. Şimdi evinize gidin.

Bu gece yine çişinizi yapıp yatın. O yeşil küçük

adam gelip size "-Çişini yaptın mı?" diye

sorarsa siz de "-Evet! Yaptım!." diye yanıtlayın

ve yatağınızı ıslatmaktan kurtulun.

Bu reçeteyi alan hastamız eve gider.Yatma vakti

gelince çişini yapar ve yatağa yatar.Kısa bir

süre sonra uyuyup rüya görmeye başlar ve yeşil

küçük adam gelir, bizimkine sorar;

- Çişini yaptın mı ?

- Evet! Yaptım!

- Ya büyüğünü?

- I-ıh yapmadım.

- Hadi bakalım,öyleyse şimdi yap…

14 Eyl

Çok Kızacak

Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya

doktora getirir hastayı köylüler. Koca devletin

koca doktoruna. Doktor hastaya fitil verir ve

köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini

söyler köylülere. Köylüler tabi ‘tamam dohtor bey’

diyip köye giderler. Köydeki herkese sorarlar, en

bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez.

Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya.

Hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun

üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna

telefon etmeye karar verir Ama kimse buna yanaşmaz.

Neyse durumun vahameti üzerine muhtar aramayı kabul

eder. Bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar,

"Biz ne yapacağımızı bilemedik dohtor bey" falan der

işte. Karşıdan doktor bir şeyler söyler. Muhtar döner

arkasına: "Makattan verin dedi dohtor" der.

Yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini

yollayıp sordururlar falan, ama makat ne bilen yoktur

yine.Hasta işe gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyor.

İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha

aranmasına karar verilir. Yine kimse aramak istemez

doktoru. Nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun

başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir:

"Çok kızacak dohtor çok!!!" diye.

Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bir

şeyler söyler yine. telefondaki köylü, yüzü allak bullak,

arkasını döner:"Çok kızacak demiştim; götüne

sokun dedi" der

10 Eyl

Kadirizm =D

Bir gün Haydar isimli bir adam kız arkadaşıyla buluşmak için restorana gitmiş oturup kızı beklemeye başlamış bi bakmış ki 2-3 masa ileride Kadir İnanır gitmiş yanına
-Kadir ağabey bir imza alabilir miyim? demiş
Kadir İnanır:
-Tabi. demiş vermiş imzayı, adam gitmiş oturmuş yerine.

Bi kaç dakika geçmiş Haydar kalkmış yerinden
-Kadir abi birazdan kız arkadaşım gelecek geçerken bir selam verir misin ya karizma olur. Demiş.
Kadir İnanır:
-Tamam olur. Demiş.
ardından adam dayanamamış kalkmış yerinden yine
-Kadir abi be yanımızdan geçerken selam verip iki muhabbet eder misin ya çok sağlam karizma yaparız demiş.
Kadir İnanır:
-iyi tamam hadi geç otur yerine, ben giderken uğrarım sizin masaya demiş.
Adamın kız arkadaşı gelmiş, oturmuşlar muhabbet ederken Kadir İnanır gelmiş
-Haydar naber abi? Demiş.
Haydar cevap vermiş:
-Ya Kadir Allah aşkına bi git ya başımızdan senLe mi ugrasicam simdi …

09 Eyl

Gümrük Memuru=D

Amerikada zencinin biri pasaportunu kaybetmiş,

aksilik ya, o gün de Türkiye’ye uçacak..

Kara kara düşünürken yolda bi pasaport bulmasın mı..

Hemen almış yerden, bi bakmış ki Leanardo di

Caprio’nun pasaportu.. "Ne olursa olsun" demiş

ve şansını denemeye karar vermiş, çıkarmış

Leonardo’nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını

yapıştırmış.. Uçmuş Türkiye’ye, Atatürk

Hava Limanında görevli gümrük memuru olan

Temel’in karşısına geçmiş.. Temel almış

pasaportu, adamın ismine bakmış: "Leonardo di

Caprio", fotoğrafa bakmış, bi zenci, adama

bakmış aynı zenci.. Bi kaç şaşkın bakıştan

sonra öbür masaya seslenmiş,

"Ula Cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış

miydi????"

Amerikada zencinin biri pasaportunu kaybetmiş,

aksilik ya, o gün de Türkiye’ye uçacak..

Kara kara düşünürken yolda bi pasaport bulmasın mı..

Hemen almış yerden, bi bakmış ki Leanardo di

Caprio’nun pasaportu.. "Ne olursa olsun" demiş

ve şansını denemeye karar vermiş, çıkarmış

Leonardo’nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını

yapıştırmış.. Uçmuş Türkiye’ye, Atatürk

Hava Limanında görevli gümrük memuru olan

Temel’in karşısına geçmiş.. Temel almış

pasaportu, adamın ismine bakmış: "Leonardo di

Caprio", fotoğrafa bakmış, bi zenci, adama

bakmış aynı zenci.. Bi kaç şaşkın bakıştan

sonra öbür masaya seslenmiş,

"Ula Cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış

miydi????"

Sayfalar : [1] 2 3
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.