Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

oFFFfff Ya oooFFFFFFFfff

Yollar islakti agliyordun

Kurumus ve sararmis yapraklarini ayaklarimla sürükledigim bir sonbahar sabahi görmüstüm seni ilk kez. Hayalimsiydin… Yani gözlerindeki parlaklik gercek gibi gelmiyordu bana. Ve bir o kadar da güzeldin. Yagmur gibi güzeldin, rüzgar gibi. Sonra kayboldun…

Seni tekrar göremeyecegimi sanarken yeniden karsima ciktin. ilk güngü hayalimsiliginle. Ve ilk günkü güzelliginle. Önümden öylece yürüyüp gittin. Yollarda hala sari yapraklar vardi. Yani daha gec kalmamistim senin icin. Ama sen önümden gecerken öylece bakakaldim. Agzimi acip sana seslenmeyi istedim, yapamadim.

Ertesi gün yine ayni yerde bekledim. Belki yeniden gecersin diye. Ama gelmedin. Bir ay falan oldu sanrim seni her gün ayni yerde bekledigim. Artik yollarda yapraklar yoktu. Bembeyaz kesilmisti heryer. Soguktu, buz gibiydi ve saydamdi gözlerin gibi. Ben üsürdüm seni beklerken. Üsürken yine üsürdüm. Ve yine beklerdim. Ve sen… Sen yine gelmezdin. Bense hep gelecegin günü hayal ederdim, hayalimsi görünüsünü.

Soguk rüzgarlar esiyordu. Uzaklardan biri geliyordu. Evet… O sendin. Birden kanimin isindigini hissettim. Atkin rüzgarda savruluyordu, omzuna dökülen saclarinla beraber. Ayni dans eder gibiydiler. iyice bana yaklasmistin. Ve ben emindim kendimden konusacaktim seninle. Önümden gecerken seslendim Bakar misin? Dönüp bakmadin bile bana. Yikilmistim. Kanimin sicakligi bitmisti. Yollar bembeyazdi. Sen hayalimsi.

Aradan aylar gecmisti. Ben artik ayni yerde seni beklemiyordum. Bir gün o yerden gecmek istedim. Yavasca adimladim yollari. Yollar simsicakti kavruluyordu. Seni bekledigim yere dogru ilerliyordum. Birden ilginc biseyi fark ettim. Sen benim bekledigim yerdeydin. Birini bekliyordun. Ben sasirmistim.

Sonra önünden gecip gidecekken seslendigini duydum. Bakar misin? demistin. Ayni benim aylar öncesi sana dedigim gibi. Ben hemen yanina geldim. Buyrun dedim. Sen suratima sapikmisim gibi bakarken anladim duyduklarimin hayal oldugunu.

Yillar sonra… Kurumus yapraklarini ayaklarimle sürükledigim bir sonbahar sabahi yeniden gördüm seni. Hayalimsiydin. Ama önceleri gibi degildi. Gözlerindeki parlaklik kaybolmustu. Yüzün bembeyazdi solmustu. Tutamadim kendimi Merhaba dedim. Sen yine dönüp bakmadin. O halinle bile senin cok güzel oldugunu düsünüyordum. Ama bakmadin bana iste tipki seneler önceki gibi.

Yollar islakti, agliyordun.

Sen… agliyordun.

Ben… ölüyordum.

Okyanus Yürekli Dostlar

Su, kendine sirdas ariyordu.
Once buluta verdi sirrini.
Agir geldi sir buluta. Saganak saganak doktu suyun tum sirlarini.
Sonra gole gitti su. Ona anlatti derdini. Bu arada bulut suyun sirrini
yagmur yapip, dolu yapip, kar yapip savurdugu icin, zaman zaman
tasiyordu
gol ve cikiyordu suyun sirri iyice aciga .
Sonra nehre verdi su sirrini. Nehir de aldi suyun sirrini, cekti
gitti.
Dereye verdi. Dere biraz daha yavas olsa da nehirden, o da goturdu
suyun
sirrini  baska bilinmezlere. ..
Caglayanlar, selaleler, akarsular… Hepsi kayboluyordu bir anda.
Sonra bir gun su takip etti dereyi. Dere okyanusa kavusunca farketti
su,
butun sirlarinin akarsularla, caglayanlarla, irmaklarla.. . Okyanusa
tasindigini.
Karar verdi su. Sirrini okyanusa verecekti. Oyle de yapti zaten. Tum
sirlarini okyanusa verdi. Artik suyun sirrini okyanustan baskasi
bilmiyordu.
Ne tasti okyanus, ne bir baskasina tasidi suyun sirrini, ne de
kurudu….
Gecenlerde karsilastik suyla. Bir bardaktaydi. Suskundu.
Cok ugrastim konusturamadim.
Ben tam giderken “ Dur !“ dedi su. Durdum!
“ Okyanus yurekli dostlar bulmadan sakin konusma!
Tasiyamazlar, kaldiramazlar senin yukunu, canini yakarlar,
utandirirlar. …“ dedi.

Cevrenizde hep `okyanus yurekli` dostlarinizin olmasi dilegiyle …..

Kefensiz Gömüyorum Yarınlarımı



Yüzüm eskiyor damla damla çoğalan hasretinle, kapında kahrediyorum günlerce gecelerce… Karanlığın solmuş perdeleri iniyor, kısalan günlerimin azalan umutlarına. Kimsesiz bir siyahı evlat edindim nicedir. Bundadır sesi olmayan karanlık günlerimin suskun nağmeleri. Canıma kasteden bu hazan hep yokluğunun eseri.

İnadına sevda yollarında, ışıl ışıl cenneti taşıyorum gözlerimde. Sokak sokak, kapı kapı tatlı sözlerini arıyorum yar. Bir yudum suda dinleniyorum yoruldukça. Her yudumda, çiçekli gökkuşağını gördükçe ağlıyor siyahım. Durgun göz yaşlarıma ay düşüyor yar, yorgun güzelliğimle gülümsüyorum şiirlerde. Derin hüzünlerde boğulsam da sensiz, her şey olurum dizelerinde…

Yağmur, rüzgar ve sonbahar ben değil miyim ki… Hepsi hatırlatmaz mı beni söyle. Benim gözyaşım değilmi her damla, bağrına dolan her yönsüz esinti, dökülen her kuru yaprak ellerim değil mi… Zamansız mekansız her yerde ölümsüz olmak sunuldu gülüşlerimle, kabul et. Avuç içlerine kondu teklifsiz masum bir öpücük.

Gerçek yada rüya…

Yapraklarını göğsünde dinlendirmek isteyen, başı arşa uzanıp sana değemeyen mahzun bir goncayım şimdilerde. Tatlı canıma eziyet eder yanı başımdaki yokluğun. Dalsız, budaksız gövdemi sarar mı mavin yeşilin söyle… Toprağa tutunamayan kökleriyle bir gül yetişir mi sevdalı bağrında…

Dermansızım… Yağmalanmış düşlerimin mateminde gömüyorum yarınlarımı kefensiz. Sensizliğin boğazına sarılıyor, hasretlerin avazında ağıtlar yakıyor göz yaşım. Her damla düştükçe göğsüne, canlanıyor hakikatler. Ah bir bilseler her şey düşte kaldı, bıçak kemiğe dayandı bir bilseler.

Susmalıyım şimdi…

Sustukça her dem taze kalmalı bu sarı sonbahar. Eylül de bitiyormuş meğer yerini bulamayınca yürekte. Kapıları çalıp kaçan bir çocuk gibi saklandım bıraktığın karanlıklara. Sobele beni aşka hadi, bıraktığın gibiyim. Başka gölge düşürmedim dokunmadığın sevdama. Gel hadi bul beni, gözlerimin içine gir, kaybol hatta… Yüreğinle sar, sarmala…

Eylüle saklandı umutlarım, yüreğinin aralığında sobele beni, sevdim seni yar. Gece saçlarıma dokun hadi çoğalt sevinçleri. Gözlerimin mehtabında lal dudaklarımı kucakla, azalt hüzünleri. Cümle alem bilmeli; sevdam istila ederken gönlünü, günah defterinden silinmeli her bir satır. Bu sevdanın sevinci en büyük sevaptır yar. Sen de bil…

Uzaktaki yakınım,
Yangınım,
Tutuştuğum bir başınalığım,

Yeri göğü yak, varımı yoğumu al hadi, gözü kara aşklara sar beni. Her şeyin bir çaresi var derler ya hani. Tek çaren olayım, yürek kanamalarına sür sevdalı gözlerimi. Yamalı gönlümdeki derin boşluğu görünce üzüleceksin biliyorum, süzüleceksin gecelerime. Senin için çarpan yüreğimin sesini duyamayacaksın lakin.

Susma… Söyle, anlat hadi nasıldır büyük aşklarç Bitmez mi yürekte tutkular… Susma haykır, acıt yüreğimi, gece düşlerinin bittiği yerden kurşunla geçmişi. Uzak yollara savur ayrılığı, gecelerinden damlayan göz yaşlarıma sür yürek yaralarını ve gülümse. Semalarına serdiğim yıldızlarda, sevda gamzelerimi göreceksin mehtaplı gecelerde. Tutuşmayan ellerimize inat, tutuşan yüreklerimiz olsun göğsümüzde bırak. Başka şehirlerde soluklanan sevdalarınla yıldızlarıma gülümse yar. Elini sol yanına koy, yangınlarda bir yürek borçlusun bana unutma.

Sensizlik boğazıma sarılırken
Canımı kaybederim yokluğunda
Gömerim yarınlarımı kefensiz
Hadi durma
Sevdalı bağrında umutsuz bir gül yetiştir…

Durgun göz yaşlarıma ay düşüyor yar
Ana kucağı gibi sıcacık gülüşlerimi kabul et,
Özü sözü dosdoğru sevdamı al, baba öğüdü gibi
Gökkuşağının renklerini dola belime yar …
Terk etme yarınlarımı
Öldürme sendeki beni
Öldürme…

uzaktan kumandalı elektrik süpürge

Ya arkadaşlar yaa…Bugunlerde iş yapmaktan üşeniyorum bea…Kalk süpürgeyi çalıştır…Bulaşık makinesini çalıştır…Ya keşke herşeyi bir kumandayla yapabilseydik…Öyle değilmi…Ama merak etmeyin 2023 yılında bunların hepsi olcak 2023 dediğin nedir ki!!Tabii ozamana kadar kim öle kim kala

Daha eL saLLarken özLedim seni

Bittimi..??


ne gidene `kal` diyebildi m, ne sessizce gidebildi m tüm aşklardan
yaşanılan ne varsa bir zeytin siyahlığında boğazımdan düğüm düğüm geçerdi
artık susmak `erdem`di..
zaten konuşacak sözler tükenmiş, dinleyece k dinleyici kalmamıştı dalgaların ucunda
radyodan tek gelen cızırtı olurdu soğukmuş gibi yapan sonbahar gecelerin de
ve `son`bahar belki de bana hep vedalarda olan patolojik liğimden hüzünlü gelirdi..
kim bilir..
nerede biteceğini şiirlerim gibi söylerdi aşklar da
biri hariç..

ve biz kaç yastık yüzü değiştirdik gecelerde
gözyaşlarımızın suladığı ıslaklıkta üşümesin diye yüzümüz..
bir çardak altında köşeye sinip ağladı ruhum
ne anlamsız, ne boş, ne saçmaydı tüm olanlar
bir anda..
tam bir anda
ne olacağını önceden tahmin etmeden, edemeden oluveriyo rdu işte.
canını teslim ediyordu tüm `sev`işmeler tek gecelik aşklarda..
`vur kaç` dediğimizse tam da buna yakın bir noktada başlıyordu..
anlamlarını böylesine açık ifade eden iki kelime aşkla bir araya gelmiş
peşimi bırakmıyordu
ve -di li geçmiş zaman hiç bu kadar koymuyord u bana
geçmiş.. geçmesin diye yalvarılmış geçmiş..
geçmiş.. geçivermiş farkında olmadan..
çardak yağmur geçirmiş
tüm aşk dizileri mutlu sonla bitmiş
ve hayat bundan milyarlar ca ışık yılı uzakta..
mutlu sonu kim kaybetmiş…?

yalnızlık

Yalnızlık…eski dostum
Şimdi uzaklarda kimin başındasın
Kimin yanında oturuyor
Kiminle çay içiyorsun
Yeni kurbanın kim
Söyle yalnızlık ben o sana şiirler yazıp
Seni kenara atan şair çocuk!!!

Artık sana ihtiyacım yok
Artık kimseye ihtiyacım yok
Ben ve o
Yalnızlık yok ayrılık yok
Sana buralardan selamlar gönderiyorum yalnızlık
Siyah bir zarf içinde
Senin bana geldiğin günkü gibi
Yine yağmur var havada
Yine toprak güneşe hasret

Ama biliyor musun eski dost
Atık yağmuru seviyorum
Yağmurda beni
Sıkılmıyorum o ıslak asfaltlarda
Çamura bulanmak bile onu hatırlatıyor
Yağmurlu havada
Ben seni bırakalı çok oldu be yalnızlık
Ben artık sensizim be yalnızlık

Biliyor musun eski dost
Gözleri sanki bir okyanus
İçinde türlü şeyler saklıyor
Hele bir gülüşü var
Gözlerinin ışıldadığı anda ki gülüşü
İşte ona hayranım
Önce yanakları kızarır gibi oluyor
Ardından kalbime su serpen gülüşü geliyor
Biliyor musun eski dost
Ben ona
Güneşin toprağa aşık olduğu kadar aşık oldum
Yağmurun çiçekleri sevdiği kadar sevdim
Aslında ben ilk defa birini bu kadar sevdim
Neden bilinmez
Sonuç oratada…
İlk defa iyi bir şey yaptım
İlk defa kendimi düşündüm
Senden sonra ilk defa sana aşığım dedim

Aslında ben seni hiç sevmemiştim yalnızlık
Sana yazdığım onca şiir boşaydı
Yalnızlık…eski dostum
Şimdi nerelerdesin
Kiminle oturup
Kimi girdabına çekiyorsun
Bak ben kurtuldum senden
Artık sen yoksun hayatımda
Artık bir ben varım benim için
Bir ailem ve o
Sen yoksun….

değiştim

Çok dayanmıştım, yenilmezdim
Sabrıma yenik düştüm
Ezilmezdim ben yıllara
Çok değiştim…
Yeniden başladı dertler
Dayanacak halim kalmadı
Kaç ölüm varsa göze aldım
Hayatımı çöpe attım
Tüm rüyalar kabus yine, korkuyorum
Ben yenilmezim, vazgeçmezdim
İrademe yenik düştüm
Göğüs gerdim zorluklara
Ve kaybettim…
Yeniden başladı dertler
Dayanacak halim kalmadı
Yeniden…

girme artık gecelerime

Ne olur girme artık gecelerime
Yalnızlığım bile yine hep seninle
Ellerin ellerimi tutmuyor
Gözlerin beni sana hapsediyor
Bilmek yetmiyor, görmek yetmiyor
Varlığın beni kahrediyor
Farketmiyor, sensiz olmuyor
Yokluğun bile beni terkediyor
Sen vardın, sadece sen varsın
Yine de ben hiç yoktum aklında
Sen gördün, bir tek sen gördün
Yine de ben hiç yoktum aslında
Bilmek yetmiyor, görmek yetmiyor
Varlığın beni kahrediyor
Farketmiyor, artık olmuyor
Yokluğun bile beni terkediyor
Sevmek yetmiyor, ölmek yetmiyor
Yokluğun bile beni terkediyor…

GİDİYORUM İŞTEE

işte Gidiyorum,
Bir şey demeden, arkamı Dönmeden,
Şikayet etmeden, hiçbir şey almadan,
Bir şey vermeden,
Yol ayrılmış görmeden,
Gidiyorum…

Hayat mutsuzlukla harcanacak kadar uzun değil sevgilim. Dışarıda bir yaşam var,
heyecanlarıyla, mutluluklarıyla, cıvıl cıvıl akan bir yaşam. Biz burada "biz"
olabilmenin kavgasını verirken, ve tüm mutsuzluğumuza rağmen bunu başaramazken,
dışarıda bir yaşam geçiyor. Doğan her güneş için ömürden gidiyor derler.
Ömrümüzden gidiyor sevgilim. Hayat ellerimizden akıp gidiyor…

Madem ki istiyorsun öyleyse durma git
Beni düşünme rahat ol yalnız kalabilirim
Sende bilirsin hiç bir acı sonsuza dek sürmez
Hatta her an yeniden sevebilirim

Mutlu olmak istedim ben sadece. Seninle ve mutlu olmak istedim. Sensiz mutlu
olmamın imkanı yoktu sanki. Öyle çok sevdim ki seni, sen olmazsan gülemem, sen
olmazsan yaşamayı sevemem gibi gelmişti. Oysa çok sevmek yetmiyormuş mutlu olmak
için. Tek istediğim mutlu olmaktı. Seninle mutsuz olmaktansa, sensiz mutsuz
olmayı kabulleniyorum şimdi. Belki sadece birimiz mutlu olabiliriz böylece…

Senin mutluluğun benim sevincimdir sevgilim…

Ne küslük var ne pişmanlık var kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır her bir adımda
Ayak izim kalmadan Gidiyorum…

Seninle olmak her şeye değer demek isterdim sana. Seninle olmak için mutsuzluğu
göze alabilirim demek isterdim. Ama olmadı. "biz" olmayı başarabilseydik,
sınırsız, çıkarsız sevebilseydik, belki. Sana karşı hiçbir kızgınlık yok içimde.
Sen her zaman seveceğim ama mutsuzluk içinde anımsadığım hoş bir anı olacaksın.

İkimiz içinde doğru olan böylesi git
İnan bana sandığın kadar üzgün değilim
İçimde yepyeni bir hayata başlamanın
Sevinci ve heyecanı var artık git…

Belki böylesi doğruydu. Hiç doğru insan olamadık birbirimiz için. Doğru yaşam
değildi. Doğru zaman değildi. Oysa çok sevdim seni. Sen her zaman çok sevdiğim
ve asla unutmak istemeyeceğim acı bir anı olarak kalacaksın sevgilim.

Git…
Git…me dur ne olursun
Gitme kal yalan söyledim
Doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim
Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var
Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim

__________________