Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

adilhoca

Nübüvvet Ağacının Meyveleri

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

 

 

                        Nübüvvet Ağacının Meyveleri

 

            Birgün Rasul-i Ekrem (s.a.v.), Hz. Ali’ye sorar:

“- Yâ Ali! Allah Teâlâ’yı seviyor musun?”

“- Evet Yâ Rasûlallah.”

“- O’nun Rasûl’ünüde seviyor musun?”

“- Evet Yâ Rasûlallah!”

“- Kızım Fâtıma’yı da seviyor musun?”

“- Evet Yâ Rasûlallah!”

“- Peki ya Hasan ve Hüseyin’i seviyor musun?”

“- Evet Yâ Rasûlallah!”

            Bunun üzerine Rasul-i Ekrem (s.a.v.):

“- Yâ Ali! Gönül bir tane sevgi ise dört. Bir kalbe bu kadar sevgi nasıl sığıyor?” buyuruyor.

            Hz. Ali (radıyallâhu anh) bu suâle bir türlü cevap veremez. Düşünceli bir halde evine döner. Hz. Fâtıma (radıyallâhu anha), Hz. Ali’yi durgun ve düşünceli görünce meraklanır. Ne olduğunu öğrenebilmek için şefkatle:

“- Sizi durgun görüyorum; üzücü bir şey mi oldu?” diye söze girer ve; “Eğer üzüldüğünüz şey, dünya ile ilgili ise kederlenmeye değmez. Âhiret ile ilgili bir husus ise, nedir sizi üzen?” diye sorar.

Hz. Ali (radıyallâhu anh) başından geçenleri anlatır. Hz. Fâtıma (radıyallâhu anha), durumu öğrenince gülümser ve;

“- Haydi babamın yanına var ve bu suâli şöyle cevaplandır.” Diyerek bâzı îzahlarda bulunur. Hz. Ali’nin gönlü bu îzahlardan hoşnud olur ve hemen Efendimiz (s.a.v.)’in huzuruna koşar:

“-Yâ Rasûlallah! İnsanın sağı, solu, önü, arkası diye yönleri vardır. Kalbinde böyle. Ben Allah’ı aklım ve îmânımla, Siz’i ruhum ve îmânımla, Fatıma’yı insânî nefsimle, Hasan ve Hüseyin’i de babalığın tabiî îcâbı ile seviyorum.” Der.

İki Cihan Güneşi Efendimiz (s.a.v.) bu cevap karşısında tebessüm eder ve:

“- Yâ Ali! Bu sözler ancak nübüvvet ağacının dalından alınmış meyvelerdir.” Buyurur.

Görüldüğü üzere temelinde Allah rızâsı bulunan bütün muhabbetler makbuldür. Allah’ın râzı olmadığı muhabbetler ise, kalbin mânevî kanseridir.

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız