her zaman okunacak bir dua
26 Ağustos 2008 Salı Yorum yok »

( Inkarcilik ve sapiklik disinda her hâl uzere Allah’a hamd olsun)
26 Ağustos 2008 Salı Yorum yok »

( Inkarcilik ve sapiklik disinda her hâl uzere Allah’a hamd olsun)
26 Ağustos 2008 Salı Yorum yok »
| Farz bir namazı vaktinde kılmaya eda, vakti geçtikten sonra kılmaya kaza, bozulan bir namazı tekrar kılmaya da iade denir. |
||
Bir namaz ya bile bile kasden kılınmayıp kazaya bırakılır veya bir özürden dolayı kazaya kalır. Bir vakit namazı kasdî olarak kılmayıp kazaya bırakmak büyük bir günahtır. Böyle bir hareketten uzak durmalıdır. Bu çeşit bir hatanın işlenmesi durumunda bir an önce kaza edilmeli, borçtan kurtulmalıdır. Çünkü ölümün ne zaman gelip çatacağı belli olmaz. Ölüm gelip de hazırlıksız yakalarsa âhirete borçlu olarak gidilmiş olur. Bu şekilde kılınmayan bir namaz her ne kadar kaza edilmekle borçtan kurtulunmuş olunsa da, işlenen günah için ayrıca tevbe istiğfar edip, Allah’tan af dikmek lâzımdır. Bunun için hem kaza, hem de tevbe edilmelidir. Unutmak, uyku veya meşru bir mazeretten dolayı vaktinde kılınamayan namazlar da hatırlandığı veya meşru özür geçtikten sonra fazla vakit geçirmeden kaza edilmelidir. Bazı özürler vardır ki, bu hallerde kılınmayan namazlar daha sonra kaza edilmezler. Kadınların âdet ve lohusalık hali, beş vakit devam eden sar’a veya cinnet hali bu çeşit özürlerdendir. Zaten âdet gören ve lohusa olan kadının namaz kılması caiz olmayıp haramdır. Vakti içinde kılınmayan beş vakit namazın kazası farz, vitir namazının kazası vacip, sünnetin kazası da sünnettir. Kazası sünnet olan, yalnız sabah namazının sünnetidir. Günün sabah namazı kazaya kalmış ise öğleye kadar kılınınca farzıyla birlikte sünneti de kaza edilir. Öğleden sonraya kalınca sünnet kılınmaz, sadece farz kaza edilir. Zamanında kılınamayan bazı vakit sünnetleri de daha sonra kılınarak kaza edilir. Meselâ, cemaate yetişmek için öğle namazının ilk sünneti kılınamadığı takdirde, farzı kılıp iki rekât sünnetten sonra ayrıca kılınır. Cuma namazının ilk sünneti hutbeden önce kılınamadığı zaman, yine Cumanın iki rekât farzından sonra kaza edilerek kılınır, îki rekât kılınarak yarıda bırakılan öğlenin ve cumanın ilk sünnetleri aynen bu şekilde dört rekât olarak kaza edilir.Bu sünnetlerin dışındaki diğer vakit namazlarının sünnetleri kılınmadıkları zamanlar kaza edilmezler. Meselâ ikindi ve yatsı namazının sünnetleri farzdan önce kılınmadıkları zaman daha sonra kılınmazlar. Kaza namazları, ne şekilde kazaya kalmış ise aynı şekilde kılınacaktır. Fakat kerahet dediğimiz zamanlarda kılınmamasına dikkat edilir. Bu vakitler de güneş doğduktan 45 dk sonraya, Güneş batmadan 45 dk. Önceye kadar ve Güneş tam tepede olduğu zaman (öğleye 30 dk. Kala) namaz kılınması hoş görülmemiştir. Bunların dışındaki bütün zamanlarda kaza namazı kılnabilir. KAZA NAMAZI NASIL KILINIR? Namaz kılmanın mekruh olduğu üç kerahet vaktinin dışında istediği ve müsait olduğu her zaman kılabilir. Çünkü kaza namazları için belli bir vakit yoktur. Meselâ, vaktinde kılınamamış olan bir ikindi namazı yatsıdan sonra, bir yatsı namazı da öğleden sonra kılınabilir. Kaza namazlarını kılarken vakti belirlemeye gerek yoktur. Bu çok zor olacağından kolay olanı yapmak daha uygundur. Daha kolay olması bakımından "Üzerimde olan bir öğle veya ikindi namazını kaza ediyorum" şeklinde niyet etmek de yeterlidir. Aynı namazları kazaya kalmış olanlar bu namazı cemaatle kılabilirler. Fakat farklı farklı namazları kılmaya kalkanlar tek bir cemaat olamazlar; ayrı ayrı kılmaları gerekir. Kaza namazlarını, mümkünse evde kılmayı tercih etmelidir. Şayet bu namazlar mazeretsiz olarak kazaya bırakılmışsa bir günah sayılacağından bunu teşhir etmek uygun olmaz.
|
26 Ağustos 2008 Salı Yorum yok »

Haber Merkezi / TIMETURK
ABD’de yaşayan Amishler hala hayatlarını elektriksiz devam ettiriyor ve bir yerden bir yere at arabalarıyla gidiyorlar. Amish topluluğu, 16 yıldan bu yana modern Amerikan toplumu içerisinde hiç bu kadar ilgi görmemiş.
Protestan mezhebinin bir kolu olarak kabul edilen Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürerken, taşıt vasıtası olarak at arabaları kullanıyor, TV, bilgisayar ve elektrikten uzak duruyorlar.
Bu insanların ataları, 18. yüzyılın sonunda Güney Almanya, İsviçre ve Fransa’nın doğusundaki Alzas bölgesinden Amerika’ya göç etmişler. Yapılan araştırmalara göre 1992 senesinde 125 bin nüfusa sahip olan bu topluluk, 2008 sonu itibariyle 231 bin kişiye ulaşmış durumda.
Yaşama biçimi rahatlığı
Pennsylvania’daki Elisabeth Town Enstitüsü’ne bağlı Yeni Araştırmalar Merkezi’nde yapılan bir araştırma, başlangıçta sadece ABD’nin Kuzeydoğusu’ndaki Pennsylvania, Ohio ve Indiana gibi Amerikan şehirlerinin yanı sıra Kanada’nın Ontario gibi şehirlerinde yaşamakta olan Amishler, artık ABD’nin 28 vilayetine yayılmış durumda.
1992’den bu yana, şehirlerden ve medeniyetin nimetlerinden uzakta, ucuz araziler arayışında olan Amishlerin Arkansas, Colarado, Misisippi, Batı Virgina gibi 7 yeni yerde yerleşmiş bulunuyor.
Virginia (+%400), Centucky (+%200), Mountaina (+%150) gibi şehirlerin de içinde bulunduğu toplam 10 kentte Amishlerin nüfusu büyük artış göstermiş.

Araştırmayı yapan Donald Kraybill, nüfus artışını Amishlerin büyük ölçüde çok çocuk yapmalarına bağlıyor. Amishler geleneksel olarak en az beş çocuk sahibi oluyorlar.
Topluluk içerisindeki gençlerin önemli bir bölümünün yine topluluk içerisinde kalmayı tercih ettiği ifade ediliyor. 18 yaşına basan her çocuğa dış dünyaya açılma ve tercihini dilediği gibi yapma seçeneği verilirken gençlerin beşte dördünün yine topluluk içerisinde kalmayı tercih ettiği kaydediliyor.
AMİSHLER’İN YAŞAMLARINDAN KARELER
Amishler: Çağdaş Dünyanın Bilmecesi (Amishes: Puzzle of Modern Life) adlı kitabın yazarı olan Donald Kraybill, topluluktaki hızlı nüfus artışını doğum oranlarının yüksek olmasına ve gençlerin topluluk içerisinde kalma eğiliminde olmalarına bağlıyor. (..) Araştırmacıya göre, topluluk, gençlere güçlü bir kimlik ve din duygusu veriyor.
Amish topluluğu içerisinde zenginlerin de bulunduğunu ancak bugün bu kişilerin sayılarının azalarak yüzü ancak bulabileceğini belirten Kraybill, bu topluluk mensuplarının yeni çevrelerde tutunmalarının zor olduğunu, genellikle yeni bölgelere gittiklerinde ora ahalisiyle entegrasyonda zorluk çektiklerini, çünkü insanların bu topluluk üyesi kişilerin yaptıklarını anlamadıklarını ifade etti.
İçinde ışık bulunmayan siyah renkli at arabaları kullanmaları, evlerin hemen yanında nine ve dedenin evinin bulunması, tuvaletleri evin dışında ahşaptan bir kulübe şeklinde yapmalarının; bina ruhsatı, trafik kanunları ve kanalizasyon inşası konusunda sorunlar çıkardığı belirtiliyor.
Harry Ford’un başrol oynadığı 1984 yılında çekilen Wintes adlı filminin ardından meşhur olan Amish topluluğu, neyi yapıp ne yapmayacaklarına İncil üzerine kurulu değerlere saygı esasına dayalı kendilerine has ahlak ve davranışlarına göre karar veriyorlar.
Sürekli siyah elbiseler giyen Amish toplumunun erkekleri, başlarında çevresi oldukça geniş olan şapkalar takarken, kadınları ise 19. yüzyıl Avrupa’sındaki köy kadınlarının elbiselerine benzer elbiseler giyiyorlar. Kadınlar ise uzun fistanlı eteklerin üzerlerine beyaz elbiseler giyiyorlar.
Kraybill, tarım arazilerinin fiyatlarının yüksek olmasından şikâyetçi olan Amish toplumunun yeni ufuklar aradığını ifade etti. Bu, Amish toplumunun şehirlerden daha uzak yerlere taşınacağı ve daha düşük maliyetli topraklar arayacakları anlamına geliyor. Aynı uzman, Amish toplumunun yıldızının parlayacağını ve önümüzdeki 18 sene içerisinde nüfusunun hızla artacağını dile getirdi.