Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Nisan, 2008 Arşivi

19 Nisan 2008 , Cumartesi
Kategori (Şiir)

ARKADAŞIM BADEM AĞACI

Sen ağaçların aptalı
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış..
Acarsın çiçeklerini ..
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü…
Bir güler yüz bir tatlı söz..
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hem de bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koş desinler bize şaşkın
Sonu gelmese de hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya

AZİZ NESİN



19 Nisan 2008 , Cumartesi
Kategori (Şiir)

Hangi şiire başlasam suskunum san

Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun

Güneşte kavrulan bir kum tanesi

Çatlayan dudaklarım ölüyor her gece

Yağmura suskun  yaşamaya suskun

Haykırabilsem

Belki bir nehir köpürebilir sesimde

Silinebilir kuraklığın bütün izleri

upuzun çöller vadileşebilir içimde

Hangi güzeli özlesem suskunum sana

yürek boşluğunda bir of kadar suskun

Özlüyorum seni masmavi

Koşuyorum sana bembeyaz

Ve kahroluyorum bir anda kapkara

Ah oluyorum

Of oluyorum

Ve susuyorum

Oysa haykırabilsem

Işık yumağı bir pınar olur soluğım

Hangi türküye uzansam suskunum sana

Ağıt ağıt,özlem özlem suskun

Tutki vurulmuşum

Aşktan ve kandan bir damla olmuşum

Birde ağzının kıyılarına konmuşum

Hangi dalga silebilir beni senden

Hangi kasırga koparabilir

Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum

Coşkuların her şahlanışında

Sana deprem deprem susuyorum

Ve susmaktan inan  ki yorulmuşum

Yeter olsun gözlerindeki ışık fırtınası

Sözlerinde baskı  yasası yeter

Hangi kavgayı özlesem suskunum sana

Zafer sabahlarında gece kadar

Bayram sabahlarında yas kadar suskun

Böyle güzelliklerde

Böyle suskunluklara lanet olsun

Al bu suskunluğu al artık

Alki

bütün gürültüler kahrolsun

 

adnan YÜCEL



13 Nisan 2008 , Pazar
Kategori (Edebiyat)

insan düşüncelerinin çekimi ile bir karadeliğin çekim gücü birbirine benzer çünkü ikisinde de zaman ve mekan kavramları söz konusu değil.sonsuz bir derinliğe ve bilinmezliğe sahipler…biraz iddalı oldu değilmi ,ama neden öyle olmasın,eğer öyleyse istemediğimiz durumları kendimize çekmemek için düşüncelerimize çok dikkat etmeliyiz.



3 Nisan 2008 , Perşembe
Kategori (Aşk)

başı ve sonu belli olmayan ,metinsiz senoryoların,doğaçlama kahramanlarıyız…alkışsız ve karanfil kokusuz …biri gelsin dokunsun istyoruz yüreğimize.ama ,ya sonra deyip korkuyoruz…aslında biz sevmekten ve sevilmekten çok korkuyoruz.o yüzden kendimize hep bizi üzecek kişileri çekiyoruz.sevmenin sorumluluğunu kaldıramayacağımız için ,acı çekmenin trajik şifasını kullanıyoruz …şifanın kendisi sevmek ,ama herşeyi sevmek,öyle bir sevgi ,öyle bir aşk hayal ediyorum ki .ışıklar sönüp ,perde kapandığında ,herkes ayakta alkışlasın bu sevgiyi ,,,