Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

Şehidime Kıyan Eller Yansın…

8 Ekim 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 2




Alkanlara boyanmış yerde yatıyor

Ardından bir değil binler ağlıyor

Acımız bir yürekler yanıyor

Sana kıyan eller yansın şehidim

Yolunu gözleyenler bayrağa sarıldı

Kara haberinle yürekler dağlandı

Daha hiç görmediğin bebeğin vardı

Sana kıyan eller yansın şehidim

Doğusu batısı kuzeyi güneyi

Her birimizin sızlıyor yüreği

O hainin üstünde milyonların laneti

Sana kıyan eller yansın şehidim

Bu vatan kolay kurulmadı kanla sulandı

Bayrağım şehidimin kanıyla boyandı

Yoldaşın dağlar yatağın topraktı

Sana kıyan eller yansın şehidim

Nerdesiniz beyler beyzadeler

Yetmedi mi artık verdiğimiz canlar

Mezarı başında analar ağlar

Sana kıyan eller yansın şehidim

Şühedanın torunları ruhuz şad olsun

Mekanınız cennet kabriniz nur olsun

Sen söyledin bizde söylüyoruz hainler duysun

BU VATAN BÖLÜNMEZ BÖLÜNMEYECEK

VATAN SAĞOLSUN ELBET BİRGÜN HESAP GÖRÜLECEK

vatan sağolsun diyoruz vatan bölünmez diyoruz şehitler ölmez biliyoruz peki başka !!!!!!!!! nereye kadar sürecek bu böyle ne zaman son bulacak.beyoğullarının askerlik yapmamak için verdiği bedeller akan kanlara yanan yüreklere bu vatan toprağına bedel olurmu!!!!sözde değil özde mücadele edin vatan sağolsun diye bağırırken kalbinde acaba o maçın sonu neydi yada az sonra yiyip içeğin şeyi düşünürsen sağolsun diyeceğin bir vatanın olmayabilir .
uyan türk oğlu uyan 30 kupona alınmadı bu vatan ….

 

                                                                                                                       alıntı

çok şekersiniz:))

26 Eylül 2008 Cuma | Kategori Aşk 6

‘Hanım’ Kelimesi nereden geliyor? diye hiç düşündünüz mü?

26 Eylül 2008 Cuma | Kategori Aşk 4

‘Hanım’ Kelimesi nereden geliyor? diye hiç düşündünüzmü? Durun tahmin ediyim…Hiç düşünmediniz. Zaten artık düşünmenizede gerek kalmadı. Bu kelime nasıl doğmuş 
Cengiz Han, bütün kumandanlarını toplamış, sağ yanına da eşini oturtmuş.
Kumandanlarına;
-Ben Hanlar Hanı’ı Cengiz Han, hepinizin hanıyım. Dedikten sonra, eşini göstererek:
-Bu da benim han’ım demiş.
 
İşte erkeklerin: ‘eşim’ anlamında söyledikleri ‘hanım’ kelimesi Cengiz Han’ın hanımından geliyor.

ELVEDA EY ŞEHR-İ RAMAZAN KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN…

26 Eylül 2008 Cuma | Kategori Aşk 5

 

 

 

 

Bütün Müslüman Aleminin Kadir Gecesi Hayırlara Vesile Olsun ..

En Mutlu çift :))

25 Eylül 2008 Perşembe | Kategori Aşk 5

 

EN MUTLU ÇİFT KİMDİR

CEVAP: ÂDEM İLE HAVVA’DIR

ÇÜNKÜ;

1- ÂDEM’İN DE HAVVA’NIN DA KAYNANASI OLMADI.
2- ÂDEM DE HAVVA DA ALDATILMAKTAN KORKMADI.
3- ÂDEM: ‘ARKADAŞLARIMLA MAÇ YAPMAYA GİDİYORUM’ DİYEMEDİ.
4- HAVVA KIZ ARKADAŞLARINI EVE TOPLAYIP AKSAMA KADAR DEDİKODU YAPAMADI.
5- ÂDEM HİÇBİR ZAMAN POKER PARTİSİNE GİDİYORUM DEYİP, GECENİN BİR KÖRÜNDE EVE SARHOŞ GELEMEDİ.
6- ÂDEM HİÇ UZUN İS GÖRÜŞMELERİ İÇİN YURTDIŞINA GİDEMEDİ. GİTSE BİLE GİTTİĞİ YERDE OTEL ODASINDA KALAMADI.
7- SEVGİLİLER GÜNÜ’NÜ UNUTMAKTAN DOĞAN KAVGALAR ÇIKMADI.
8- RANDEVULARA GECİKİNCE TRAFİĞİ BAHANE EDEMEDİLER.
9- YÜKSEK GELEN FATURALAR NEDENİYLE TARTIŞMADILAR.
10- ÖZEL GÜNLERİNDE BİRBİRLERİNİN SEVMEDİKLERİ ARKADAŞLARINI DAVET ETME GİBİ BİR İHTİMALLERİ OLMADI.
11- ÂDEM HİÇBİR ZAMAN HAVVA’YA ‘SEN BU DÜNYADA GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL KADINSIN’ DERKEN YALAN SÖYLEMEDİ.
12- HİÇBİR ZAMAN RÖNTGENLEYEN VAR MI? DİYE TEDİRGİNİLİĞE DÜŞMEDİLER.
13- ONLAR ENFLASYON CANAVARIYLA HİÇ TANIŞMADILAR. BİRİKİMLERİNİ BATIRIP, ALACAK BANKACILARLA DA HİÇ KARSILAŞMADILAR.
14- ONLAR MUTLUYDULAR. ÇÜNKÜ NE SAYIMA GEREK VARDI, NE DE SAYILMAYA.
15- HİÇBİR ZAMAN BİRBİRLERİNİN YÜZÜNE TELEFONU KAPATAMADILAR. TELEFONDA KAVGA DA ETMEDİLER.
16- HİÇBİR ZAMAN SİYASET-POLİTİKA KONUSUNDA DİL, DİN, İRK TARTIŞMASINA GİRMEDİLER…
17- HAVVA HİÇBİR ZAMAN KIYAFETİ İLE ÂDEM’İ ÇİLEDEN ÇIKARTMADI.
18- HİÇBİR ZAMAN HAVVA, ‘BENİ EN SON NE ZAMAN SİNEMAYA GÖTÜRDÜN, EN SON NE ZAMAN DIŞARIDA YEMEK YEDİK’ DEMEDİ.
19- ‘SENDEN BAŞKA GÜL KOKLARSAM NAMERDİM’ LAFI DA GERÇEKTİ VE HAVVA DA BUNUN DOĞRU OLDUĞUNA EMİNDİ

Tüm Arkadaşlarınıza

25 Eylül 2008 Perşembe | Kategori Aşk 3

Yalnızlığa dayanırım da,
birbaşınalığa asla.

Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.


Bir dost göz arayışıyla.

Saat tıkırtısıyla…


Korkmam, geçinip gideriz biz mutluluğuyla,

Ama;


‘Günün aydın,akşamın iyi olsun’diyen

biri olmalı

bir telefon sesi çalmalı arasıra da olsa

kulağımda.


Yoksa,

Zor degil, hiç zor değil, demli çayı
bardakta karıştırıp,

bir başına yudumlamak doyasıya,

Ama:

‘Çaya kaç şeker alırsın?’

Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra…
                    CAN YÜCEL

Kimseler Bilmez

25 Eylül 2008 Perşembe | Kategori Aşk 2

ey benim nazlı cenahım, severim kimseler bilmez…
bir ateş düştü ki başa, tüterim ,kimseler bilmez…
ey benim nazlı cananım severim kimse bilmez
bir ateş düştüki başa tüterim kimseler bilmez

bak şu kalbimin işine, saldı sevdayı başıma…!
gece gündüz aşk ateşi ile yanarım ,yanarım kimse bilmez…!

ben aşığım…! ben aşığım ,değmeyin dostlar…!
bugün benim için ötsün kuşlar…
ne olur, bugün benim için essin rüzgar…
otobüslere bugün bilet atmayın, parasız götürsün dolmuşlar
bugün,bugün pazar şiirini benim için yazmış olmalı Nazım,
mutlaka benim için yazmış olmalı…
çiçekler, benim için açsın,yağmur ,benim için yağsın…
ben aşığım…değmeyin dostlar

varın söyleyin hayına girmesin benim kanıma
bir ateş düştüki başa tüterim kimseler bilmez

bak şu kalbimin işine, saldı sevdayı başıma…!
gece gündüz aşk ateşi ile yanarım yanarım kimse bilmez…!

ben aşığım…! değmeyin dostlar..!
bugünde benim için akmasın trafik…
benim için ağlamasın hiçbir çocuk…
günü geldi ama ödemiycem kiramı,
borçlarımı düşünmiycem..!
bu gün ne olduysa oldu ,seni sevdiğimi anladım .
istanbul bile güzel gözüktü gözüme,bizim göründü
bir türkü tutturdum gevheriden onu bile güldürdüm kendi halime

bak şu kalbimin işine saldı sevdayı başıma…!
gece gündüz aşk ateşi ile yanarım, yanarım kimse bilmez…!

YÜCEL ARZEN

Hayata Dair

23 Eylül 2008 Salı | Kategori Aşk 2
HAYATA DAİR

Düşüncelerin neyse hayatın da odur. Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.

Şah bile sevgiye köledir..

İyiliğe gücün yetmezse, kötülük yapma..

Oyun bitince, şah da piyon da aynı kutuya konur…

Biri, sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İkinci kez aldanırsanız bilin ki suç sizindir

Yalnızlıklara dair…

23 Eylül 2008 Salı | Kategori Aşk 3
Buğulu Yalnızlık

2 kişilik

Malzeme: 2 kişi, 1 ilişki

Hazırlanışı: Mutlu günler geçirilir. Beraber olunmaktan alınan keyifikaynayana kadar sık sık karıştırılarak yaşanır. Arkadaşlar ortak edinilir ilişkiye. Sinemaya gidilir, çıkışta filmden hiç bir şey hatırlanmaz,geriye kalan sadece sevgilinin film boyunca tuttuğu elinizde kalan sıcaklıktır. Sözler verilir. Sözlerin altında ezildikçe, yalanlar söylenir.
Mutluluk fokurdamaya başlayınca, ilişkinin altı kapatılıp dinlenmeye bırakılır. Oda sıcaklığına geldiğinde kıskançlık ve kavga gibi baharatlar göz kararı eklenir. Arzuya göre aldatma da konulabilir.
İlişki iyice soğuduktan sonra gözyaşı ile servis edilir.


Yapa-yalnızlık

1 kişilik

Malzeme: 1 kişi. Olabildiğince fazla ilişki girişimi

Hazırlanışı: Kadın ya da erkek tarafından hazırlanabilir. Hazırlanışı biraz uzun zaman aldığından zahmetlidir. Ustalıkla yapılabilen, pişirilmesi diğerlerine göre zor ama bir o kadar da lezzetli bir çeşittir. Birçok ilişki denenir. Özellikle her ilişkinin ilk günleri büyük bir çoşkuyla yaşanır. En güzel sözcükler, en güzel öpüşlere karıştırılır. Her yeni ten, keşfedilmemiş bir coğrafyaymışcasına fethedilir. Bütün bu ilişkileri kısa tutabilmek, hepsinde sonsuz bir mutluluk yaşamaya çalışmak gerekmektedir. İlişkilerde yaşanan mutsuzluğun giderek artması, kişinin giderek içine kapanması, ayrı bir lezzet verecektir. Kişi artık ilişki yaşayamayacak kadar yorgun ve mutsuz hale geldiğinde, yapa-yalnızlık hazır olur. Alkolle servis edilir.

Türlü Yalnızlık
Çok kişilik

Malzeme: 1 kişi, 1 şehir

Hazırlanışı: Çok çabuk hazırlanabilir, ancak zamanla kazanılabilen bie el becerisi gerektirmektedir. Şehir bir dişi olduğundan daha çok erkeklerin damak zevkine uygundur. (Kadınlar tarafından da farklı şekillerde hazırlanabilir.) Sonucun güzel olabilmesi için dokusu, kokusu güzel bir şehir bulmak gerekir. Yalnızlığa yeterince acıkmış olunan bir anda, korunmasız bir ruh haliyle şehrin sokakları arşınlanmaya başlanır. Her sokağa, kaldırım taşına, elektrik direğine, binaya (özellikle tarih dokusu olan yapılara) farklı anlamlar yüklenerek gün boyu dolaşılır. Çevredeki insanların konuşmalarına kulak kabartılır. Her biri için bir hikaye düşünülür. Dalgınlaşılır. Yalnız insanların yüzünde hüzün, mutlu çiftlerin gözünde kahkaha, gençlerde heyecan, yaşlılarda ölüm aranır. Bütün bu duygular şehrin değişik köşelerine adanır. Arada bir baş yukarı kaldırılıp, gökyüzü seyredilir. Ancak bunun çok yapılması umutları arttıracağından lezzeti bozacaktır. Artık şehir tümüyle yalnızığa dönüşmeye başladığında, yürüyüşe son verilerek bir duvar dibine outurulur ve duygular soğumaya bırakılır. Sonbahar sıcaklığına ulaştığında, türlü yalnızlık ta servise hazır olur.

Afiyet olsun…

nişanlılık nedir? süperrr

22 Eylül 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 2

Oniki yaşındaki oğlan ondört yaşındaki amcaoğluna soruyor:

- Abi ablam nişanlanıyor biliyorsun…

- Yaz sonu nikah varmış, bizim evde de konuşuyorlardı.

- Ben sana bir şey sormak istiyorum…

- Söyle…

- Bu nişan dedikleri ne? Evde sordum, ‘Eh evlenecekler işte’ diyorlar ama nişanlanınca ne oluyor, onu anlayabilmiş değilim.

- Hıııım… Zor soru, bak ben sana bir örnekle anlatayım…

- Dinliyorum.

- Diyelim ki Şubat’ta yarıyıl karnesini aldın, hepsini pekiyi getirdin.

Sana bir bisiklet alıyorlar ve ‘Haziran’da bütün dersleri pekiyi getir, sınıfı geç, bu bisiklet senin’ diyorlar.

İşte Şubat ile Haziran arasındaki o süre var ya, bisiklet senin ama binemiyorsun; o süreye ‘nişanlılık dönemi’ deniyor.

- Haa şimdi anladım, bisikletin var, evde duruyor; sen ona bakıyorsun o sana 

bakıyor; ama binemiyorsun ta ki sınıfı geçene kadar. Peki dokunmaya izin var mı?

- Vallahi onu ben de tam bilemiyorum; binmek kesinkes yasak da, galiba  ziliyle oynayabiliyorsun!.. 

dsadas