Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Yanlız olanlara, Sevgilisi olanlara, Evli olanlara, Kalbi kırık olanlara, Asik Olmaktan Korkanlara,

9 Mayıs 2008 Cuma Etiketler : yanlız olanlara sevgilisi olanlara evli olanlara kalbi kırık olanlara asik olmaktan korkanlara sevdigini fazla sahiplenenlere askını İtiraf etmeye cekinenlere dönmeyecek birini hala bekleyenler

 

Yanlız olanlara, Sevgilisi olanlara, Evli olanlara, Kalbi kırık olanlara, Asik Olmaktan Korkanlara, Sevdigini Fazla Sahiplenenlere, Askını İtiraf Etmeye Cekinenlere, Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere….

Yalnız Olanlara;

Ask bir kelebek gibidir,pesinden kostukça hep senden kaçar..
En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemedigin bir anda gelip omzuna
dokunuverir…Ask mutlu eder, bazen de üzer ama ask
özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer…

Sevgilisi Olanlara;

Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak
değildir,seni mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insanı bulmaktır…

Çapkınlara;

Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme..
İçinde olmayan duygulardan varmış gibi sözetme..
Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme..
Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme,
Çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir…

Evli Olanlara;

Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim" diyendir…
"neredesin" yerine "ben buradayım" diyendir.. "nasıl yaparsın" yerine
"niye yaptığını anlıyorum" diyendir.. ve aşk "keşke" yerine daima "iyi ki" diyendir…

Kalbi Kırık Olanlara;

Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer ve ilacı
bu acıya alışmak değil, ondan ders çıkarabilmektir…

Aşık Olmaktan Korkanlara;

Aşka düş ama tökezleme,anla ama bekleme,
paylaş ama isteme, yaralan ama asla acıyı içinde büyütme…

Sevdiğini Fazla Sahiplenenlere;

Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı
bir şey varsa, o da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir…

Aşkını İtiraf Etmeye Çekinenlere;

Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir, sevdiğin seni terk edince daha
da çok acı verir ama en acısı, onu ne kadar sevdiğini bilmesine hiç
fırsat vermemektir..

Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere;

Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç
Değmedigini gördüğün andır ve en büyük kaybın onun için harcadigin yıllardır…
Senin aşkını şu gün hak etmeyen, bilki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir…
Bırak, gitsin……………….

Aşık Olmadan önce Okuyun ! hala aşk istiyorsanız olabilirsiniz ;)

9 Mayıs 2008 Cuma Etiketler : aşık olmadan önce okuyun ! hala aşk istiyorsanız olabilirsiniz ;)

tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak…
evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin…
sokağa fırlayacaksın…
sokaklar da dar gelecek…
tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi…
ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü…
kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin…

birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan…
"önemli olan sağlık."
"yaşamak güzel."
"boş ver, her şey unutulur.
sen hiçbirini duymayacaksın…
gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin…
ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin…

hep ondan bahsetmek isteyeceksin…
"ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını
kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın…
yalnız kalmak isteyeceksin…
hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…

ikisi de yetmeyecek…
geçmişi düşüneceksin…
neredeyse dakika dakika…

ama kötüleri atlayarak…
onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin…
gittiğin yerlere gitmek…
bu sana hiç iyi gelmeyecek…

ama bile bile yapacaksın…
biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın…
aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin…

hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin…
aksini iddia edenlerden nefret edeceksin…
herkesi ona benzetip…
kimseyi onun yerine koyamayacaksın…
hiçbir şey oyalamayacak seni…
ilaçlara sığınacaksın…
birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan…

sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek…
boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin…
uyumak zor, uyanmak kolay olacak…
sabahı iple çekeceksin…
bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin…
ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler…
ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin…
belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak
isteyeceksin…
nafile…

düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek…
rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin…
her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin…
telefonun çalmasını bekleyeceksin…
aramayacağını bile bile…
her çaldığında yüreğin ağzına gelecek…
ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla…

yüreğin burkulacak…
canın yanacak…
bir daha sevmemeye yemin edeceksin…
hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden…
onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın…
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret
edeceksin…

yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin…
onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…

ama bir umut…
onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu…
bu umut seni gitmekten alıkoyacak…
gel gitler içinde yaşayacaksın…
buna yaşamak denirse…

razi misin butun bunlara…?
hazirmisin sonunda ölup ölup dirilmeye…?
o halde asik olabilirsin…

PROTESTO EDIYORUZ!!!!ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?

17 Şubat 2008 Pazar Etiketler : protesto ediyoruz!!!!atamiz sayesinde ne kadar rahat uyuyoruz ki; hala uyanamadik ?

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
 Üvey evlat oldu.
 Tutuklandı.
 Hapse atıldı.
 Sürüldü.
 İşsiz kaldı.
 (Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne: Harcamalarım
 fazla değil, zira gelirim hep az.)
 Hastalandı…
 Böbreklerinden.
 Vuruldu…
 Göğsünden.
 Mesleğinden atıldı.
 İdama çarptırıldı.
 Kardeşleri öldü.
 Çocuğu olmadı.
 Boşandı.
 Karaciğeri iflas etti.

 Evet…
 Mustafa Kemal Atatürk bu.
 Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın… Anlatın ki, o yetimin, evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

 Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan ibaret değil çünkü… Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.

 İşte liste yukarıda.
 Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş… Bunu anlatın.
 Direnen…
 Teslim olmayan ruhu anlatın.

 Korkmasınlar engellerden.
 Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
 Korkmasınlar işsizlikten.
 Korkmasınlar parasızlıktan.
 Korkmasınlar alçaklardan.
 Korkmasınlar doğrulardan.


Yürek dediğin…
 Sadece organ değil arkadaş.
 Bunu anlayın!!!

 
 AB Uyum yasalari geregince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldirilmasini protesto ediyoruz! Ulusal bilincimizi yavas yavas yok etmelerine izin vermek istemiyorsaniz; iletebileceginiz kadar iletin iz!

 Izmir kurtulmus, çok tatli bir yorgunluk, Ankara’ya hareket edecekler…
 Trene binerler ve kompartimana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk’ün kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini yikamaktadir. Yaveri: ‘Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye böylesiniz’, der. ‘Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi
 unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm, uyumadim kalktim’, der. Yaveri: ‘Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
 hemen size bir yastikla battaniye getirirdik’, der. Ve bir ülke kurtarmaktan  dönen komutan tarihi bir cevap verir:’Geç fark ettim, hepiniz en az benim  kadar yorgundunuz, hiç birinize kiyamadim. Önemli olan benim uyumam degil;
 milletimin rahat uyumasi’.

 

ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK ?

Sayfalar : [1] 2 3 4
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.