Nisan, 2008 Arşivi

BU MİLLETVEKİLLİĞİ AYRICALIĞINI HİÇ BEĞENMEDİM.

28 Nisan 2008 Pazartesi | Kategori : Aşk 1 Yorum

Bu milletvekilliği ayrıcalığını hiç beğenmedim

Atatürk bir sabah florya’dan dolmabahçe sarayina dönüyor. Yesilköy istasyonunun önünden geçerken birdenbire otomobili durduruyor ve basyaver’e:
- sorunuz, tren var mi? Diye emir veriyor.
O sirada tren hemen hareket etmek üzeredir, hep birlikte otomobilden inip yanindakilerle trene biniyor. Karar ani verildigi ve tatbik edildigi için bu trene binis hemen kimsenin nazari dikkatini çekmiyor. Bir müddet sonra, her seyden habersiz olan kondüktör ata’nin bulundugu kompartimana geliyor. Kafileyi görünce çekilmek istiyor. Ata hemen sesleniyor;
- vazifeni yap! (yanindakileri göstererek) bu efendilere niçin bilet sormuyorsun?
Yanindakiler cevap verirler.
- pasam biz mebusuz. Tren bileti almayiz. Parasiz seyehat ederiz.
Ata hayretle:
- bu imtiyazi hiç begenmedim, der. Çok ayip ve acayip bir kaide. Çok güzel halkçilik!

Tek Bir Ruhun İki Ayrı Bedende Dirilmesi

26 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 2 Yorum

 



Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye
Demiş bilgin; iki yönlü bir yol
devam eder bilinmeze.
Sen görmemezlikten gelsen de
vardır bir yoldaş her köşesinde
Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan
bazen de aşarsın dertleri
sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.

Peki, SEVGİ nedir? Demiş biri
Kalbine sığmayacak kadar geniş
Dedikodusunu yapamayacağın kadar temiz,
kokusunu alamayacağın kadar uzak
hayal edemeyeceğin kadar yakın…

Ya KORKU nedir? Diye atılmış diğeri
Bir yağmur damlasındaki barut kokusu.
Belki de saklanılan bir hayal yontusu
ya bir miniğin haykırırışı,
ya da yüreği yaralı bir kuşun feryadı….

Peki ya UMUT nerededir? Diye atılmış bir umut avcısı.
Bilinmezde değildir bilirim, demiş yerini kaygılı ve tasalı.
Aradın boşuna heryeri ama unuttun en kolay yeri besbelli
bunu derken işaret etti insanın en derinden yaralanan yerini…

Peki DOST kimdir? Diye sormuş biri.
Demiş; paylaştın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini,
verdin mi desteğini, sordun mu halini,
yolladın mı yüreğini, ağladın mı onun gibi.

Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri.
Bilgin demiş:
Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi?
Dostluk dediğin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi…

 

HAYATIN KÜÇÜK SIRLARI

26 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 1 Yorum

HAYATIN KÜÇÜK SIRLARI

Bol bol gülümse! Hem maliyeti sıfırdır, hem de bedeline paha biçilmez!
Cesur ol! Değilsen bile öyle davran!
İnsanlara adları ile hitap et!
Ayrıntı profesörü olma!
İlk intibalarına güvenme!
Arkadaşına borç verirken ihtiyatlı davran! İkisini de kaybedebilirsin!
Kaybedecek hiçbirşeyi kalmamışlardan uzak dur!
Kimse ile köprüleri atma!
Büyük söz ver ama, yerine de getir!
Hayatın her zaman adil olmasını bekleme!
Hüküm vermeden önce her iki tarafı da dinle!
Zarif ol! Kimseyi bile bile kendinden soğutma!
Birine “Seni seviyorum!” deme fırsatını kaçırma!
Sana yardımcı olanlara minnet duy!
Önceliklerini iyi tâyin et!
Zamanı ve sözleri dikkatli kullan! Geri alınamaz!
Güzel giyin; insanlar giyindikleriyle karşılanır!
Geniş ol! Şükret!
Verdiğin nasihatların tersi davranışlardan sakın!
Başladığın her işi bitir!
Kimsenin sözünü kesme!
Seni ziyarete gelenleri ayakta karşıla!
Az tanıdığın birine rastladığında elini uzat ve adını söyle! Seni hatırlamayabilir!
Telefonu güvenli ve dinamik bir sesle aç!
Ölmeden önce kendine bir mezar yeri satın al ve sık sık oraya git!
Keşke yerine, bir dahaki sefere demeyi dene!
Devamlı, “Ben dürüstüm!” diyenden şüphelen!
İş bitmeden, aslâ ödemenin tamamını yapma!
Biri sana sarıldığında önce onun kollarını gevşetmesini bekle!
Karnın açken yiyecek-içecek alış-verişine çıkma!
Ölüm-kalım dışında hiçbirşey göründüğü kadar önemli değildir!
Bir insanın en derin duygusal ihtiyacı, takdir edildiğini hissetmesidir!
Başka bir iş ayarlayıncaya kadar istifa etme!
İyi bir avukat ve tesisatçıyla ahbap ol!
Dinlemeyi öğren! Bazı fırsatlar kapıyı hafif tıklatır!
Büyük düşün ama, küçük zevklerin de tadına var! Rahatla!
Kredi kartlarını, kredisi için değil, kolaylığı için kullan!

süppeeerrrr okuyunnnnn

26 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 3 Yorum

Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi Bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektaş Veli’ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli;

-”Helal değildir” diye bu kurbanı geri çevirir.

Bunun üzerine adam Mevlevi dergahına gider ve aynı durumu Mevlana’ya anlatır. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli’ye de anlattığını ama onun kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar.

Mevlana şöyle der;

-”Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.”

Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergahına gider ve Hacı Bektaş Veli’ye Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini birde Hacı Bektaş Veli’ye sorar.

Hacı Bektaş Veli’de şöyle der;

-”Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.”

Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen bir insan ve toplum olmamız dileğiyle..

Farkında olmayabilirsin ama %100 gerçek

26 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 2 Yorum

1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.

2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.

3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebi, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.

4. Senden gelecek bir  gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.

5. Her gece, BİRİSİ uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.

6. Birisi için dünyalara  bedelsin.

7. Çok özel ve teksin.

8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.

9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığınn zamanda bile, ondan hayırlı bir şey çıkar.

10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak.

11. Her zaman aldığın  iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut.

Ve hep hatırla…. Hayat sana ekşi limonlar sunarsa, sen de tekila ve tuz iste ve beni çağır!

İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin.
‘Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı öldükten
sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.’

HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR güzel bir yazı

26 Nisan 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 2 Yorum

Harun ReŞit savaşta esir aldığı  düşman Generale :

-Hayatını  bağışlarım ama bir şartım var , der.
‘Kadınlar hayatta en çok ne ister?’ budur bilmek istediğim…….

Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.

General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve
Kafdağınndaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir….Günlerce gecelerce
at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:

-Kadınlar hayatta en çok ne ister?

Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur
cinsten değil…..

-Evlen benimle!!!!…..
O zaman öğrenirsin ancak istediğini…

Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar
Harun Reşit’e ve :

-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.

Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıyada evlenmek için
söz vermiştir.
Neyse evlenirler.lk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı
dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada…..Konuşur cadı :

- Benim kaderim böyle…. Günün sadece yarısı güzel olabilirim , diğer
yarısı çirkinim der.Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım
yoksa gündüzleri dışarıdayken mi?…..

General düşünür ve :

- Sen bilirsin kararı kendin ver der.İşte o an korkunç cadı sonsuza
dek güzel bir kadınn olarak kalır….

Peki bu öyküden çıkartılacak 3 ders nedir???

1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdırr. :)

Hayatınızz seçtiğiniz kadındırr…….Zevkli bir kadına rastlarsanız
zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz , zeki bir kadına
rastlarsanız zekanız gelişir.Hayat kat kattır.Babil’in Asma Bahçeleri
gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi
kadınlar götürür.Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara ,
gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarasıdır ve
hayatıdır…..Hayat seçtiğiniz kadındırr……

Delikanlı bebekler:)) bunlar çok şekerler bakın :))

25 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 4 Yorum

 

 

 

Yılın Lafı

25 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 1 Yorum

"Bankacilar paranin sahte olup olmadigini anlamak icin, parayi isiga
dogru
tutup icerisinde ATATURK filigrani var mi yok mu diye bakarlar. Siz de
bir
adamin ne mal oldugunu anlamak icin, onu isiga tutun; bakin bakalim
icerisinde ATATURK var mi, yok mu! Icerisinde ATATURK olmayan adamlara
iltifat etmeyiniz. Cumhuriyet’e sahip cikiniz ."

Ali Poyrazoglu

Aldatan kedi ve itirafı…))

25 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 5 Yorum

HAYDİ MİLLET ÇOCUK YAPALIM…

25 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 2 Yorum


Bu yazı çooook hoşuma gitti. Paylaşmak istedim.

Gerçekten çocuk yapmak için hazır mısınız? testimizi uygulayın

Pisletme Testi: Çikolata, fındık ezmesi yada fıstık ezmesini alın ve oturma odasındaki perdelerin, koltuğun ve halının üzerine sürün. Şimdi yeni suladığınız çiçek saksısını devirin ve çamurun her yere bulaşmasını sağlayın. Daha sonra boya kalemleri ile duvara güneş, ay ve çöpten adam resimleri çizin. Son olarak koltuğun arkasına yarım yenmiş yemek kalıntıları bırakın ve bir hafta orda bırakın.

 


Oyuncak Testi: 200 parçalık bir lego kutusu alın (Eğer lego bulamazsanız, çivi yada kırık şişe parçaları da kullanabilirsiniz.) Bir arkadaşınızdan rica edin bunları evin her tarafına dağıtmasını isteyin. Gözlerinizi bir eşarp ile kapatın ve banyoya yada mutfağa gitmeye çalışın. Sakın bağırmayın (sesiniz gece çocuğu uyandırabilir).


Alışveriş testi: Bir veya iki tane küçük hayvan ödünç alın (bizim önerimiz keçi bulmanız) ve onlarla birlikte bir alışveriş merkezine gidin. Her zaman gözünüzün önünde olmalarına dikkat edin. Yedikleri yada zarar verdikleri her şeyi arkalarından ödeyin.


Giyinme testi: Bir yerlerden kocaman, mutsuz, canlı bir ahtapot bulun. Küçük bir file torbayı üzerine giydirmeye çalışın ve tüm kollarının içerde kalmasını sağlayın.


 
Yedirme testi: Büyük plastik bir sürahi bulun. Yarısını su ile doldurun. Tavana bağlı kalın bir ip ile bağlayın. Sürahiyi sallamaya başlayın. Şimdi bir kaşık dolusu çorbayı sürahinin ağzına doldurmaya çalışın. Bunu yaparken uçak geliyormuş gibi sesler çıkarın. Son olarak sürahinin içindeki herşeyi yere boşaltın.


Gece testi: Bir yastık kılıfının içine kum doldurun ve suyun içine batırın. Akşam saat 8′de bebekle (kum torbası) ile dans etmeye ve ninni söylemeye başlayın. Saat 9′a kadar devam edin. Bebeğinizi yatağa yatırın ve alarmınızı saat 10′a kurun. Alarm çalınca tekrar bebeği kucağınıza alın ve bildiğiniz tüm şarkıları söylemeye başlayın. Bir düzinede kendi kafanızdan uydurun ve sabah 4′e kadar devam edin. Alarmı bu sefer 5′e kurun. Kalkın ve kahvaltı hazırlayın. Bu testi 5 sene kadar sürdürün. Neşeli ve mutlu görünün.


Fiziksel Test(Kadınlar için): Kocaman bir yastık bulun ve içini kuru fasulyeler ile doldurun sonrada tüm elbiselerinizin önüne bu yastıklardan dikin. 9 ay kadar orda kalmasını sağlayın. Sonra fasulyelerın 10 da 1 ini yastıktan çıkarın.


Fiziksel Test(Erkekler için): En yakın eczaneye gidin. Cüzdanınızı tezgahın üzerine bırakın. Asistana istediğini almasını söyleyin. Şimdi en yakın markete gidin ve maaş çeklerinizin direk kendilerine yatması için gerekli işlemleri başlatın. Bir gazete alın ve evinize gidip son defa sessizlik içinde okuyun.


Final testi: Çocukları olan bir aile bulun. Sabır, disiplin, tolerans, tuvalet eğitimi ve çocuğun masa terbiyesi üzerine bir söylev verin. Kendilerini nasıl geliştirmeleri gerektiğini anlatın. Çocuklarını asla başı boş bırakmamaları gerektiğini söyleyin. Tadını çıkarın. Bu belkide bütün cevapları bildiğiniz son an olabilir Eğer hala hayatta iseniz, çocukların ayaklarından tavana asılması gerektiğini, uyutmak için uyku ilacı vermenin fena fikir olmadığını, yemek yemeden ne kadar yaşanabileceğini, Filistin askısının nasıl bir şey olduğunu, başka bir ülkeye kaçmayı DÜŞÜNMÜYOR iseniz , TEBRİKLER! çocuk yapmaya hazırsınız demektir.

Çocuk eğitimi ve psikolojisiyle ilgili okuduğunuz bütün o şeyleri unutun. Çünkü çocuğunuz kendine özel. Ondan dünyada bir tane var. Tepkileri, davranışları elbette farklı olacak. Her şeye hazırlıklı olmalısınız. Duyguları, düşünceleri, korkuları herşeyiyle kendine has bir kişilik o. Küçük bir insan…