Mart, 2008 Arşivi

Bir Borsa Nasıl Çalışır…:)))

15 Mart 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 1 Yorum

Bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi 10$dan maymun alacağını söylemiş.
Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlamışlar.

Adam,binlerce maymunu 10$ dan satın alınca ortalıkta maymunlar azalmış,yakalaması zorlaşmış.
Köylüler tam maymun yakalamak tan vazgeçecekken adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş.
Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlamışlar.
Bir süre sonra da fiyatı 25$a çıkarmış.Ancak bırak yakalamayı ,maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış.
Bunun üzerine adam fiyatı 50$ a çıkardığını,ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini,yardı mcısının onun yerine alım yapacağını söylemiş.
O yokken yardımcısı köylülere demiş ki; Şu büyük kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35$ dan satayım,siz de adam gelince ona 50$ dan satarsınız.
Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın almışlar.
Sonra ne adamı ne de yardımcısını bir daha gören olmamış.

Şimdi borsanın nasıl çalıştığı hakkında biraz bilgi sahibi olmuşsunuzdur

DENİZLİ ŞİVESİ:)))

14 Mart 2008 Cuma | Kategori : Aşk 3 Yorum

olma mı , yapma mı , etme mi gibi estetik harikasi kelimelerin kullanildigi denizli yoresinin konuşma stili. ayrica -hööle bi yürüyüp gelive biyo , irahmat yaaiyosa semsiyeni de alive- gibi cumlelere de sahiptir.

  önkü tası horaya go =şu tabagı oraya götür
hangırıya goycem teeze ?
(Hangi yere koyacağım teyze..)
Hönkürüye gıı.. (Oraya işte..)
needip goyyonuz (ne yapıyorsunuz?)

  gülü gülü deezem (güle güle teyzem)

al bunu götüvecesen götürüve, götüvemicesen götüvecek vaa…
Bu paraya götüreceksen götür,götürmeyeceksen,götürecekler var.

nerem deding ? : hasta birisinin şikayetinin ne olduğunu sormak için kullanılır. ör. cümle: kişi a: nerem deding bizim gıız? kişi b: sooma gareee, öskürü öskürü bitmediii. soonuda hurama hööle bi ağrı girdi. kıpırdeyemeyyon. tokturu gitçen hindi…

  extreme olarak nitelendirdigim bir ornek;
enkini enkirden al enkireye goyve
( sunu suradan al suraya koy )

sevgili babaannem sokakta güneşin altında oynayıp terleyen kuzenime kızmaktadır:
-demingkden ben sene kölgelerde oyna dimedim mi?
- …..
-geberdirin çocuk seni
- …..
-git önkü yüzünü yuuka gel.sırtındakini de değiştir.koş baken!!!!

  dünyanın neresinde olursa olsun, o memlekette hangi dil konuşuluyor olursa olsun iki denizlili’nin birbirini tanımasını sağlayan konuşma tarzı. konuşanların asla utanmadığı, düzeltme ihtiyacı hissetmediği az sayıda ağızdan biridir bu coğrafyadaki. bilenler için çok estetik ve akıcıdır.

  turkce ogretmenlerinin bile ‘pekiyi ama i ve e hallerine karıştırıyorsun’ dedigi, hos bir sive. otobus yolculugunda kendinden cok su istenen denizlili bir muavinin ’sayin yolculaamiz duz mu yaladingiz? hareme kadar su yok gaari’ dedigi de bir arkadas tarafindan test edilip onaylanmistir

  ismin hallerine bir haller olan sivedir.lisedeyken matematik hocasi vardi denizlili.her ne kadar universite bitirse de sive gitmiyor olsa gerek ‘bugun elif’e kaldiralim.’ gibisinden laflariyla her ders ayri bir faciaya yol acma riski tasirdi.

  denizli dogumlu ya da cocuklugunuz burada gecmisse zihninizden hic silinmeyecek sive . turk dili profesoru olsaniz , trt ana haber bulteni sunucusu olsaniz da gerektiginde .
nedipbarin , tavasi gitcem ben , ahmet de ordan gelipba tarzi cumleleri hic cekinmeden kullanir , kendinizle gurur duyarsiniz.en guzeli bunu yasli insanlarla konusmaktir.

  ’sıranızı geçin’

-denizli anafartalar lisesi müdürünün öğrencileri hizaya sokmak için söylediği emir cümlesi

  herkes cik-cuk’le konustugu icin son derece sirin gelir kulaga yore insaninin konusmasi. ciddiye almak zordur bazen. bu yorelerde pazar yerinde dolasmak da cok keyiflidir. yasli teyzecikleri opmemek icin zor tutar bazen insan kendini. ortalikta bir saat dolasip diyaloglari dinlemek bile meditasyon etkisi yapabilir. ornek:

- domat dativeecenmi iki gilo.
- dattim dattim. aha suracikta. aliveecen mi?
- alcem de tobayi aciveecen mi?
- accem de parami cikariveemedim bi dakka bekleyiveecen mi?
- bekleyiveririm nolcekki…
seklinde uzar gider.

bir sure ortalikta dolastiktan sonra ‘beni bak’ denilmesi normal gelmeye bile baslayabilir…

Denizli’de iki kadın pazarda karşılaşırsa şu repliğin geçmesi kuvvetle muhtemeldir:
-ne buuuu neree gidik giden??
-çocuklaaa döndeeme
(dondurma) isteepturuu ne zımandıı..
-pazarı varem de dalgan alem.. (Pazara gidip dalagan=ısırgan otu alacak)

  mesela ‘biyol’ vardır, bir şey isterken kullanılır. örneğin:

- biyol ötüvee çil horozum (bir kere öter misin çil horozum?)

‘dinelmek’ vardır, (ayakta) durmak anlamında:

- bizimoğlan orda dinelme de beni bi çay yap. (arkadaşım/çocuğum ayakta durma da bana bir çay koy.)


 rivayet olunduğuna göre pazar yerinde uzun süren bir alışveriş sırasında güzelim ürünleri alıp almamakta kararsız kalan müşteriye karşı satıcı kadın cevap verir: ‘götüceksen götü götümiceksen ******.. go’. dilimizin yöresel elastikliği konusunda denizli lehçesi en dikkati çeken tarzdır denebilir

  yavrım ben onu nezmandır söleboturum… bilip batırın mı? = yavrum ben onu nezamandan beri söyleyip duruyorum,biliyor musun?

  Denizliden başka şive duymadıysanız, ilk seferde kafanızı sağlam karıştırabilecek, yurdumun en komik şivesi

  denizli şivesi diye birşey yoktur denizlice vardır.

  eşsiz bir şivedir. gapçık ağızlı diye bir kavram vardır misal. beni bırakın, hala ne olduğunu anlayabilmiş bir nene, dede yoktur. bu şivenin özü komedi üzerine kurulu gibidir sanki. misal dedeniz size küfreder ama belki anlayamadığınızdan belki de söylediği şeyin komikliğinden dedenize kızamazsınız bile.

-dede neden bu böyle?
-sus bakem gapçıkaazlı!
-o ne demek dede?
-höyt höyt edip durma bakem gömüveğcem şimcik depçiğine

işte böyle. bu ve bunun gibi kendine ait söylenişi son derece komik, ama ne anlama geldiği tam bir muamma olan kelimeler içerir bu şive J

Mersindeyiz,Denizlili bir hemşehrimiz ögretmen..Sınıfta gürültü yapan bir öğrenciye bağırır,
-Kızdırmeyin bene,şindi sene tahtaya kaldırır,sıfıra bascen.

Seneler evvel,memleketinde elektrik olmayan Denizli’li İstanbul’a gidip caddelerdeki yanan lambaları görünce şaşkınlıktan şöyle demiş: Yanıpba..yanıpba..Ne gaz yetçek ne fıtıl..

İstanbul’da hamamda başı sabunlu gözleri kapalıyken sabun kalıbını yürütmüşler bizimkinin.Olayı arkadasına anlatmış,-Gahpaçocukları..hamamda bana sabunsuz kodular…(hamamda beni sabunsuz bıraktılar)

Çeşmide gala,Gavga edip bala..(Çeşmede kadınlar kavga ediyorlar)

BURASI TÜRKİYE OLUR MU OLUR:)))

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 1 Yorum

1)Aynı şirkete ait iki otobüs yolda karşılaştı, söferler ellerini bırakıp

selamlaştılar 52 kişi öldü.(MUĞLA)

 

2)Odun kesmek için ağaca çıkan adam Nasrettin hoca  fıkrsında ki gibi

oturduğu dalı kesince dalla birlikte yere çakıldı.Hastanede öldü.(ANTALYA)

 

3)Bir anne yağmur girmemesi için bacayı tıkadı duman  çıkamayınca evin içine karbonmonoksit gazı

doldu .Anne ve bir oğlu öldü, 3 yavru komada(İSTANBUL)

 

4)Asabi çoban ot yemeyen koyunu tüfeğin dipçiği ile dövmeye başladı.Tüfek ateş aldı

çoban öldü.(BİTLİS)

 

5)Otlayan iki koyun evin önündeki kumu dağıttı.Koyunlkarın sahibi aile ile kumun sahibi

aile birbirine girdi.5 kişi öldü.

 

6)Duvarı yıkıp iki  odayı tek oda yapmak isteyen adam işi abarttı.Duvar için kazma yerine

dinamit kullandı.Mahalleyi havaya uçurdu,yaralandı(LÜLEBURGAZ)

 

7)Şaşkın köylü 3 katlı evin terasında buzağı  beslemeye başladı.Buzağı bir süre sonra

250 kiloluk dev bir inek oldu.İneği vinçle indirdiler(İSTANBUL)

 

8)Kurban bayramında beraber deve  kesmeyi planlayan 2 aile arasında çıkan tartışma

sonucu jandarmanın aldığı karara göre deve 2 ye bölündü.(AĞRI)

 

112 MACERASI:)))ah benim meslektaşlarım ne demeli ki size

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 3 Yorum

Gece yarısı tuvalete kalkan bir adam lavaboya giderken evin içinde birini görmüş ve bu kişiye yumruk atmış. Meğerse gördüğü aynadaki yansımasıymış.Yumruğu aynaya gelince kesilen eli kanamaya başlamış.Gürültüye eşi uyanmış ve Eşinin elini görünce koşmuş alkollü Pamuk yapıp eşinin yarasına basmış. Adamın açık,kanayan yarası alkolle daha da acımış ve adam sinirlenerek tuvalete atmış pamuğu.Sonra sıkıştığı için tuvalete oturmuş bu arada da bir sigara yakmış. kibritini de tuvalete atınca poposu alkollü pamukla tutuşmuş.Can havliyle fırlayınca kafasını banyodaki dolaba çarpmış kafası da kanamaya başlamış.adamı yüzü koyun yatıran eşi 112 sağlık servisini aramış.Gelen 112 ekibi karşılarında eli kesik, poposu yanık, kafası kanayan bir adamı görünce şaşkın bir şekilde adamı apartman dairesinden indirirken merdivenlerde olayın oluşunu sormuşlar.Olayları anlatan hastayı dinleyince gülme krizine girip sedyeyi ve adamı düşürmüşler.yeni bir 112 getirmişler ki böylece adamı hastahanede götürmüşler .Adamı ziyaret eden yakınlarına eşi hastahanede sakın nasıl olduğunu sormayın diye sıkı sıkı tembih ediyormuş…

YAŞAM İÇİN 13 SATIR

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 1 Yorum

1. Seni sen oldugun icin degil, seninle birlikte oldugumda ben oldugum için seviyorum.

2. Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.

3. Sen istediginde sana aşık olmaması, sana aşık olmadıgı anlamına gelmez.

4. Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.

5. Birisine yabancılaşmanın en kotu biçimi yanında oturuyor olup ona hic bir zaman ulaşamayacagını bilmektir.

6. Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacagını bilemezsin.

7. Tüm dunya icin sadece bir kişi olabilirsin fakat bazılari icin sen bir dünyasın.

8. Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.

9. Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdıgında minnettar olman icin istedi.

10. "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin.

11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır,yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa guveneceğine daha fazla dikkat etmektir.

12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim oldugunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim oldugunu bilerek kendine güven.

13. Kendini çok zorlama, en guzel şeyler onları en az beklediginde olur.

"YAŞANAN HERŞEYİN BİR SEBEBİ VARDIR"…

Evliliğin İlk Haftasında

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 3 Yorum

EVLİĞİN İLK HAFTASINDA


> Damat: Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor!!

> Gelin: Senden ayrılmamı ister misin?

> Damat: Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!

> Gelin: Sen.. Bana aşık mısın?

> Damat: Taaaabiki.

> Gelin: Beni terketmeyi düşünür müsün?

> Damat: Tabi ki hayır.

> Gelin: Peki bana bir öpücük verir misin?

> Damat: Evet hem yüzüne hem gözüne.

> Gelin: Peki bana bir gün vuracak mısın?

> Damat: Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.

> Gelin: Sana güvenebilir miyim?

> Damat: Evet.

> Gelin: AŞKIM.

> EVLİLİĞİN YEDİNCİ SENESİNDE:

> lütfen YUKARIDAKİ konuşmayı aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz bu kez

Müdürlükler:))))

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 1 Yorum

9 kadinin, 1 bebegi 1 ayda dogurabilecegini soyleyen kisiye PROJE
MUDURU
denir.

1 bebegin, 18 ayda ancak dogacagini soyleyen kisiye URETIM MUDURU
denir.

1 kadinin, 1 ayda, 9 bebek dogurabilecegini soyleyen kisiye PLANLAMA
MUDURU denir.

1 bebegin uretim seklinin ille de yanlis oldugunu soyleyen kisiye
KALITE
KONTROL MUDURU denir.

Dunyada hic kadin ve erkek kalmasa o bebegi kendini dogurabilecegini
soyleyen kisiye PAZARLAMA MUDURU denir.

1 kadindan, 1 bebegi, 1 ayda dogurmasini bekleyen kisiye GENEL MUDUR
denir.

Bebek falan istemedigini soyleyen kisiye ise MUSTERI denir.

Gülün Bakalım

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 2 Yorum

Kalp ameliyatı oldum. 4 ay rapor aldım ve bu 4 ayın sonunda rapor paramı almak için Fatih SSK’ya gittim. Klasik bir şekilde eksik evrakları parti parti söyledikleri için 3 gün uğraştım ve büyük gün geldi. Param hesaplanıyor. Bankodayım, sorular geldi : - Hastanede yattın mı ?
- Herhalde abi, dedim, henüz evlerde kalp ameliyatı yapamıyorlarmış.
Hiç yorum yapmadı ve 2. soruya geçti :
- Çıktın mı peki? Ve ben dumur…
- Hayır, hala akşamları işten sonra yatmaya hastaneye gidiyorum. Ve kafamı duvarlara vurduracak soru geldi.
Espri bile anlamaktan aciz bu adam sordu :
- İstanbul’da kimsen yok mu yahu. Niye hastanede kalıyorsun ki hala?
********************************************************************************
Geçen gün aksam vakti dolmuşta gidiyorum, arkadan teyzenin biri bağırdı :
- ‘Evladım şu sarı kamyonetin yanında indiriver.’
Dolmuş şoförü dumur olmuş bir vaziyette:
- İyi de teyze, o kamyonet hareket halinde, nerde duracağını nerden bileyim…
********************************************************************************
Şimdi arkadaşımla Taksim’de takılıyoruz. Bir adam ağlayan çocuğunu susturmaya çalışıyor.
Yanında da bir polis var; sonra adam çocuğa dedi ki:
- ‘Sus yoksa seni polise veririm.’
Yandaki polis de bir dellendi:
- ‘Lan geri zekalı, biz adam mı yiyoruz da bize veriyon çocuğu?
********************************************************************************
Bir gün İzmir’ de belediye otobüsünde gidiyoruz arkadaşlarla. Bizim arkadaş boş
yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu yaşlı bir amca geldi.
Arkadaş da kıllığına adama yer vermedi. Adam o arkadaşın oturduğu koltuğun yanına geldi
ve ayakta arkadaşın yer vermesini bekliyor. Fakat arkadaş yerini vermedi.
Neyse adamcağıza da yazık, bastonu otobüs hareket ettikçe bir o tarafa bir bu tarafa kayıyor.
Arkadaş dayanamadı ve yaşlı amcaya :
- ‘Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz’ dedi.
Adam şöyle baktı, sonra;
- ‘O lastiği zamanında baban taksaydı şimdi sen olmazdın, ben de orada oturuyor olurdum’
deyince bütün
otobüs koptu. Arkadaş o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.
*******************************************************************************
Bir gün arkadaşla dolmuş bekliyoruz. Üst geçit var ama kendi halinde bir kadıncağız yayaya
kırmızı yanarken caddeden geçmeye çalışıyor. Üst geçidin altında beklemekte olan polis otosundan
şöyle bir anons yapılıyor:
- Hanım nireeee, hanım nireee?
Teyzeden cevap:
- Eltimgileee, beyimin haberi var. Sana ne kiii

50, 60,70′li yıllarda

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 1 Yorum

50, 60 veya 70′li

yıllarda büyüdün, peki nasıl hayatta kaldın??

1. arabaların emniyet kemeri, kafa dayanakları ve hava yastıkları YOKtu,

2. arka koltuk eğlenceli ve tehlikesiz idi,

3. oyuncaklar rengarenk idi ve kurşun içeren zehirli boyalarla boyanmştı,

4. prizlerin, otomobil kapılarının, ilaç şişelerinin ve temizlik maddesi

şişelerinin çocuk kilidi yoktu,

5. kask olmadan bisiklete binilirdi,

6. steril şişe suyu yerine hortumdan veya nehirden su içilebiliyordu,

7. dışarıya istediğimiz yere oyun oynamaya giderdik, tek şart karanlık olmadan eve gelmekti,

8. cep telefonu yoktu ve kimse nerede olduğumuzu bilemezdi,

9. okul öğleye kadardı ve öğle yemeğini evde yerdik

10. düşer yaralanırdık, dişlerimiz yamulur kemiklerimiz kırılırdı, ama kimse kimseyi dava etmezdi,

oyun oynarken olur böyle şeyler denirdi.

11. evden şekerleme ve kurabiye araklar, kilo sorunumuz hiç olmazdı, çünkü hep dşarıda oynar ve çok aktif

olurduk.

12. dört kişi aynı şişeden limonata içerdik ve kimse hepatit-b olmaz veya mikroptan ölmezdi.

13. playstation, nintendo 64, video oyunları, kablolu tv, chatroom, internet, cep telefonu yoktu, onların yerine

dostlarımız vardı.

14. kilometrelerce uzaktaki arkadaşlarımızı yaya veya bisikletle ziyaret edebilir, evlerine kapıyı bile çalmadan

girebilirdik ve kimsenin annesi kızmazdı.

15. bazı öğreniciler belki diğerleri gibi başarılı değil idi, sınıfta kaldıklarında kimse psikoloğa veya pedagoga

gönderilmezdi. Hiperaktif çocuk yoktu.

16. özgürlük, başarı, sıkıntı, görevlerimiz vardı….ve bunlarla yaşamayı biliyorduk.

17. esas soru şu : bütün bunları nasıl atlattık??


 

Evlilik Neye Benzer:

13 Mart 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 3 Yorum

Ünlü sosyoloğ Ayfer Monolog araştırdı.Evlilik ’sakıza’ benzer.Çiğnemesini bilirsen iyi ve faydalı,çiğnemesini bılmezsen can sıkıcı ve sinir bozucudur…

Neden başka birşeye değilde sakıza benzer?

1- Çünkü sakız ne kadar faydalı ve eğlenceli olursa olsun,
gerekli değildir.Çiğnenmese de olur..

2- Sakız ilk zamanlar ağıza ferahlık verir, hoş olur ama
zamanla çürür ve tadı acılaşır..

3- Çürüyen sakız yapışkandır.Bulaştığı yerden temizlemek
ondan kurtulmak çok zor , bazen imkansızdır..

4- Sakızın ağızda bıraktığı tadı sadece çiğneyen bılır.
Tatlımı yoksa acımı olduğunu başka kimse bilemez.Onlar
sadece senin sakız çiğnediğini bilirler o kadar…

5- Sakız çene kemiklerini güçlendirir,evlilik de öyle..Sürekli
tartışma ve bağrışma zamanla çiflerin güçlü birer çene
kemiğine sahip olmasını sağlar..

6- Sakız çğnerken baska birsey yıyemezsin,yoksa sakız bozulur..

7- Sakızın kağıdını açıp fıkra veya falı okuduğunuzda çok
eğlendirir,gülersiniz.Ama bu çok kısa sürer.Evlilikteki
balayına benzer…

8- Çam sakızı ya da hakıkı damla sakızları vardır.Kolay kolay
çürümezler,çiğnendiği sürece zevk verirler.İşte buda:
aşk evliliği denen olaydır..

9- Sakız sigarayı bırakmak ve abur cubur yememek için
tercih edilir.

10-Sakız çiğneme olayının gerçekleşmesi için ezmek ve
çiğnemek gerekır.Evlilikte kım dişlıyse o ezer..

11- Sakız tokluk hissi verir.Karnın aç olsada kendini tok
hissedersin..