Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Kasım, 2007 Arşivi

19 Kasım 2007 , Pazartesi
Kategori (Mizah)

 

 

FARE’NİN DERS VEREN ÖYKÜSÜ

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü.
Kendi kendine:
İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye  düşündü.Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.
"Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı.
Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı:"Zavallı farecik…Bu senin sorunun benim değil.Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın" dedi.

Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla domuzun yanına koştu ve,"Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye adeta çırpındı. Domuz anlayışla karşıladı ama,"Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol"dedi.

Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve , "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi.İnek ;Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni  ilgilendirmiyor." dedi.

Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı.

O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden  bir ses duyuldu.Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanınından geliyordu. Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu. Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun  kısıldığını fark edememişti.

Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı.Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor,zehiri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu.

Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu.Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler. Onlara ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti.Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok zehirliydi.Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü. Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı.

Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.

Birisi, sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz bir tehlike ile karşı karşıya ise tehlike bir gün hepimiz içindir unutmayalım.



12 Kasım 2007 , Pazartesi
Kategori (Moda)

 Bu araştırmaya siz de katılın… 

           

for women

           

for men

Sevgili paylaşımcı arkadaşlarım,Biz bayanlar ve Siz erkeklerin en çok kokusunu beğendiğiniz ve tercih ettiğiniz Parfüm ismini burada yorumlarınıza açıyorum.

Yorumlarınızın sonunda Temsili bay ve bayan parfüm resimleri en çok kullanılan bay ve bayan parfüm resimleriyle yer değiştirecektir.

Böylelikle Bayanların ve Erkeklerin Hangi parfümü tercih edip kullandıklarını yorumlarınızın değerlendirilmesi sonucunda görebileceğiz.

 ilk yorumu örnek teşkil etmesi amacıyla ben yapıyorum…

 

            yazan:RoyalRojana

                                  __M__



12 Kasım 2007 , Pazartesi
Kategori (Aşk)

 

 

             

Seni Seviyorum Halleri…

Sevgilinizin ağzından duymak istediğiniz sadece iki kelime var fakat o bu kelimeleri söylememekte ısrar ediyor.

Onun gün içinde size en az 10 kere ‘Seni Seviyorum’ dediğini ama sizin bunların hiçbirini duymadığınızı biliyormusunuz? Nasıl mı söylüyor?

Tabi ki yaptığı hareketlerle bunu içinden dile getiriyor.Nasıl hareketlerle mi?

Onu gözlerinizin içine bakarken yakaladınız
Gözler bir erkeğin sadece ruhunu değil aynı zamanda kalbinin derinliklerini gösteren pencerelerdir. Erkeklerin iki çeşit ‘Seni Seviyorum’ bakışı vardır. Bunlardan ilki ‘gizli bakış’tır.

İkinci bakış ise ‘sabit bakış’tır. Erkekler çoğu zaman duygularını karşısındaki insana göstermeye çekinir. Eğer onu gözlerinizin içine uzun uzun bakarken yakalarsanız bilin ki üzerine geçirdiği kalın kalkanını indirmeye başlamış ve sizi iç dünyasına almaya hazırlanmaya başlamıştır.

İnsanların içinde yanınızda duruyor
Beraber dışarı çıktığınızda erkek arkadaşınızın durduğu yer, sizin onun hayatındaki yeriniz hakkında çok şey söyler.Eğer hala ‘bayan doğru’nun peşindeyse bir erkek girdiği her ortamda her yeri gözleriyle tarar. Eğer bir erkek birlikte olduğu kadına duyduğu hislerden emin değilse o zaman onun tam yanında durmak yerine biraz uzağında kalmayı tercih eder. Fakat eğer aşıksa o zaman gözlerinin hiçbir yere kaymadığını göstermek için sevgilisinin yanından hiçbir yere ayrılmaz. Bu davranışıyla da çevresine ‘birlikte olduğum biri var’ mesajı verir.

Telefonuna cevap vermenize izin veriyor
Telefonun diğer ucundaki ses annesine ya da eski kız arkadaşına ait olabilir. Fakat o sizin telefonuna cevap vermenize hiçbir şey demiyor.

Erkekler bazı şeyleri kız arkadaşlarıyla paylaşmaktan hoşlanmaz. Eğer telefonuna cevap vermenize izin veriyorsa ki o anda arayacak herhangi bir ‘yanlış’ kişi yüzünden hayatı ona zindan etme ihtimaliniz var, o zaman sizinle uzun bir ilişki yaşamayı düşünüyor demektir’.

Bu hareketlerden en az birini yapan erkek arkadaşınızın sizi sevdiğine inandınız peki onun size bağlanmaya başlayıp başlamadığını nasıl anlayacaksınız? Tabi ki aşağıdaki ipuçlarını takip ederek:

- Arkadaşlarınızın isimlerini hatırlıyor. (Sadece güzel olanları değil, çirkin olanları da!’

- Tatil günlerinde sizinle vakit geçirmek istiyor.

- Size aileniz hakkında sorular soruyor.

-Size en yakın arkadaşının bir sırrını anlatıyor.

- Ne kadar yoğun olursa olsun size vakit ayırıyor.



10 Kasım 2007 , Cumartesi
Kategori (Haber)

       10 Kasım      

 

Her Türk bir ATATÜRK’tür

Her Gönül de o yatar,

ATATÜRK nasıl ölür?

Damarımda o atar.

        

Ruhumla hayat o,

Kanım da yaşamakta!

İşte 10 Kasım günü

Yine dimdik ayakta.

       

10 Kasım bir dert günü,

Bir dertleşme töreni…

Kim? demiş öldüğünü,

Türk’ e hayat verenin !

           

                             yazar: RoyalRojana

                                       __M__



8 Kasım 2007 , Perşembe
Kategori (Haber)

          

  AĞIT

  Ağlayalım Atatürk’e
  Bütün dünya kan ağladı.
  Süleyman olmuştu mülke
  Geldi ecel, can ağladı.

  Doğu, batı, cenup, şimal!
  Aman Tanrı bu nasıl hal?
  Atatürk’e erdi zeval,
  Memur, meb’usan ağladı.

  Atatürk’ün eserleri,
  Söylenecek bundan geri,
  Bütün dünyanın her yeri,
  Ah çekti, vatan ağladı.

  Fabrikalar icat etti,
  Atalığın isbat etti.
  Varlığın Türke terk etti
  Döndü çarh, devran ağladı.

  Bu ne kuvvet, bu ne kudret,
  Varıdı bunda bir hikmet
  Bütün Türkler, inön’İsmet,
  Gözlerinden kan ağladı.

  Tiren hattı, tayyareler…
  Türkler giydi hep karalar,
  Semerkant’la Buhara’lar
  İşitti her an ağladı.

  Siz sağ olun Türk gençleri,
  Çalışanlar kalmaz geri,
  Meraşalin askerleri,
  Ordular, teğmen ağladı.

  Zannetme ağlayan gülmez,
  Aslan yatağı boş kalmaz.
  Yalnız gidenler gelmez
  Her gelen insan ağladı.

  Uzatma Veysel bu sözü
  Dayanmaz herkesin gözü
  Koruyalım yurdumuzu,
  Dost değil düşman ağladı

     

                  Âşık VEYSEL  

 

 



8 Kasım 2007 , Perşembe
Kategori (Haber)

  izindeyiz1fiqf4.jpg

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü

   Saygı ve Minnetle Anıyoruz…. 

 

  Ey Büyük komutan,

  Asil Türk Milleti’nin biricik ve yegane ATA’sı!

  Yıllar ve Asırlar görünmez büyük elleri üzerinde  sonsuza taşırlarken seni,

 Yüreklerimizde Asaletin ve devası sevginle yaşamaktasın.

Türk Kadını’nı,Türk Çocuğu,Türk İnsanı sana minnettardır…

Rahat uyu ATAM!!!

Büyük Türkiye Cumhuriyeti Ebediyen var olacaktır.

Kanımızın son damlası vücudumuzu terk edene dek, Emanetlerinin bekçisiyiz!…

         

     RoyalRojana

             __M__



5 Kasım 2007 , Pazartesi
Kategori (Şiir)

 BİR GÜL YANIYOR

Duvarlar konuşuyor,

Salkım ve Söğüt efkar altında…

Yanakları kırmızı bir Gül oluyor,

Gül kokuyor,

Soluyor Gül!

Canı acıyor,kanıyor azapla

Hasret büyüyor,kör düğüm oluyor.

Elleri Gül’ün Gül kokan elleri

çürüyor,bitiyor!

Yanıyor yangınlar,alevler içinde

kanıyor yaralar,acılar içinde

bir Umman mı ne ötede?

Gül !

bekleme,

at kendini içine.

                           yazar : RoyalRojana

                                                                              __M__



2 Kasım 2007 , Cuma
Kategori (Haber)

Fransızca bir Dergi,Türkiye de yayınlanıyor…

 Dergi; ”Kürt Amazonlar” başlığını kullanıyor

Hayali Kürdistan coğrafyasından bahsediliyor

Öldüren Katiller den, çalışan,gülen,eğlenen Genç kızlar gibi bahsediliyor.

 Yurdumuzun Doğusunu KÜRDİSTAN olarak gösteren MARİA CLAİRE dergisini ALMAYIN !!!



2 Kasım 2007 , Cuma
Kategori (Dünya)

 

İSİMLERİN KOZMİK ANLAMLARI VE SAYIBİLİM
(NUMEROLOJİ) İSMİMİZ KADERİMİZDİR
 
İlm_i hurûf,harflerin özellikleri ve etkilerinin kelimelere,
isimlere sirayet ederek dünya âlemindeki tüm varlıklara
 yansıması ve harflerin hikmetlerinin,sırlarının anlaşılmasına
 yönelik ilim dalının adıdır.Bu noktadaki en ilginç analizler
 insanın isimleri konusunda yapılanlardır.İnsanın isminin
kaderine yaptığı etki bu ilim konusu içerisinde değerlendirilmektedir.

Antik Mısır’dan Roma İmparatorluğuna kadar tüm toplumlar

 ilm-i hurûf ile ilgilenmişlerdir.Romalılar "nomen est
 omen" yani "ismimiz kaderimizdir" diyecek kadar kesin bir
 inanışa sahiptirler.

Harflerin gizemi İsrail oğullarında da değişik boyut kazanmış

 ve harflerle kişilik ve yaşam yorumlanmaya başlanmıştır.Yine
Babil, Kalde, Asur ve Önasya Site Devletleri bu yöntemle
 çeşitli analizler yapmışlardır.Kişinin ismindeki harflerin onun
 kaderini etkilediğini daha sonra Araplar da kabul
etmişlerdir.Özellikle Hz. Muhammed (sav) "Evlatlarınızı güzel
 isimlerle çağırın ki, onlar güzel bir şekilde anılsın." Hadisi
 ve adı savaş anlamına gelen bir sahabenin barış anlamına gelen
 kelimeyle değiştirmesi isimler ve üzerinizdeki etkilerinin İslam
aleminde de üzerinde önemle durulması gereken bir nokta olarak
 görülmesine kapı açmıştır.

Anadolu’da da çok yaramaz ve çok sık hastalanan çocuklar için

"çocuğun ismi ona ağır geldi" sözünün söylenmesi zaman,
 zaman isimlerin değiştirilmesi gereği bu konuya ülkemiz
 insanlarının da yabancı olmadığını göstermektedir. Çünkü isimler
ilahi alemde adeta bir kod özelliği taşır ve sürekli zikredile,
zikredile çok yoğun kozmik bir etki alanı oluşturur.

İslam alimleri de bu konuda ciddi araştırmalar yapmış ve Hz.

Muhammed‘in isminde üç kez geçen "m" harfinin değerinin 40
olduğu ve bunun da kendisine 40 yaşlarında peygamberlik geleceğinin
 işareti olarak yorumlanmıştır. Yine Kur’an-ı Kerim’de geçen "Beldetün
 Tayyibetün" orası güzel bir yerdir deyiminin karşılığı 812′dir. Ve
 bu hicri olarak 812 rakamı da İstanbul’un fetih tarihi olan
 Miladi 1453′ü göstermektedir.

Aynen burçlarda olduğu gibi harflerde de su, hava, ateş, toprak grupları

vardır. Ve hepsi hayvan karakteriyle özdeşleştirilmektedir.
Buna göre, Ç, Ş, Ğ gibi işaretli harfler ile noktalı Ö,İ,Ü harflerini
içeren isimlerin sahiplerinin yaşamsal sorunları (ekonomik, sağlık
 veya ailevi) olabileceği ortaya konmuştur. İsminin içinde gül
hecesinin geçtiği isimlere (gülşen, gülten, gülay…) dikkat
edilirse bu ismi taşıyanların genelde pek gülmediği, aksine mutsuz bir
 yaşamı olduğu görülür. Çünkü çift noktalı bu sesli harf mutsuzluk
 ve sorun getirmektedir. Hecenin ilk harfi g ise bu etkiyi artırıcıdır,
 G harfinin sayısal değeri 1000′e eşit olup ebcette en yüksek sayısal
değere eşittir. İsmin içerisinde r, l, n harfi olanlar genelde şanslı
bir çizgiye sahiptir. V, u ile re, ra heceleri olanlar genelde para tutmakta
 zorlanan insanlardır. İsmin içinde s,ş, z olanlar fedakar, sevgi dolu
 ve cinselliği erken yaşta tanıyanlar olmaktadırlar. Bu harfler
sonunda olursa çocuklarla ilgili soruna işaret eder.

Ateş grubu harfler;      z, ş, f, g, y;

 hava grubu harfler      k, h, r, c, j;
su grubu harfler           b, p, d, t ve s,
toprak grubu harfler;   l, m, n, z’dir.

B, p = balık (duygusallık, ürkeklik)

V, n = karınca (organizatör)

Y, f = kurt (parçalayıcı güç)

C, m = kedi (sevilmek isteği)

K, h = kuş (maceraperest)

D, t = timsah (beklenmedik saldırı)

S, z = yılan (acı ve kırıcı söz)

G, r = boğa (inat ve restleşme)

Bu harflerin etkileri ismin başında, ortasında veya sonunda

 olmasına göre değişebileceği gibi önüne geldiği harften dolayı etkisinin
 tamamen nötr hale gelmesi de mümkündür. İsmin içindeki harfler ve
özellikleri kadar isminin kaç harften oluştuğu da kişinin kaderini etkilemektedir.

Özetle çocuklarımıza isim verirken de güzelliğinden ziyade o ismin

çocuğun kaderini nasıl etkileyebileceğini düşünerek koymalıdır. Bunun
 için çocuğun yahut yetişkinin ismindeki harflerin sayısal dizilimi, harf
 sayısı, ismin içindeki noktalı ve işaretli harflerin bulunmamasına dikkat
edilmesi ve anne babanın ismiyle de uyumlu olmasına özen gösterilmesi gerekir.

Kısacası Arap alfabesinin Latince’ye uyarlaması demek olan; Omen

 sistematiğine göre her harfin ismin içindeki o harfin ebcetteki
 sayısal karşılığı; harflerin hayvansal karşılığı ve elementi analiz
edilerek kişinin isminin kendi hayatına olarak etkisi
ortaya konulabilmektedir.